Pazartesi Eylül 7, 2026

KALIN!

Nereye gidiyorsunuz?

Daha karpuz kesecektik.

Rüya son bulurken

Aşağıda sizi bekliyorduk.

Siyasete hâkim olan partiniz

Artık sizi taşıyamıyor mu?

Komprador ve Emperyalistler

Zincirinizi kısaltmaya mı karar vermiş.

İçinizden birkaç Komprador çıkarabildiğiniz için

Kendinizi mutlu sayarak teselli bulabilirsiniz.

Yediklerinizi bal(dindarlık)

İçtiklerinizi kaymak (milliyetçilik)

Sayabilirsiniz.

Ama halkın bedduası tarih boyunca hep tutmuştur.

Kursağınıza dizilir boğulursunuz.

Lütfen KALIN!

Gitmeyin!

Biraz daha borçlandırın

İyice borçlandırın

Ama sadece yaşayanları değil!

Gelecek kuşakları da unutmayın.

Verin milli ve yerli masalını

İyice uyusun.

Uyusun da büyüsün.

Uyanınca

Soracağı hesaplar da yürüsün.

Verin verin

Cemaat cemaat

Tarikat tarikat verin dini.

Cemaate tarikata üye olmayanı nüfustan silin mesela.

Selamın aleyküm demeyenin vergisini artırın.

Suyunu elektriğini doğal gazını, GSM hattını kapayın.

Facebook una haciz koyun

Tweeter hesabını rehin alın.

OHAL ‘in amacını bu kadar açık söylemeyin Patronlar dünyasında

Yalakalık yapacağım diye

Yerin kulağı var

Halkın sezgisi var

Uyandırmayın.

Uyusun biraz daha.

Bölmeyin! Uykusunu.

Yönteminiz hiç değişmiyor.

Gözaltında devrimci ne yaşıyorsa bu halkta aynısını yaşıyor.

Mesela rüyalarını kısa tutuyorsunuz.

Tekmeyle uyandırıyor

Güzel sözlerle kandırmaya çalışıyorsunuz.

Bu yöntem halkın ileri unsurlarının hiçbirinde işe yaramıyor.

Ama sömürülen Türkiye halklarında

Geçmişte işe yaramış olmasına güveniyorsunuz.

Tarihte herşey birikir ilerler ve geriler

Hep aynı yasanın işlediği görülmemiştir.

Siz orta sınıf rüyanızı biraz daha uzatın.

Lütfen KALIN!

Daha işiniz bitmedi!

Sanayii 4.0 için biraz daha borçlanın.

Yüksek teknoloji şöyle yüzde 20’lere çıksın.

Çöküş için koşullar olgunlaşsın.

Komprador ve Emperyalistler alacakları için kapımıza asker yığsın.

6. Filo İstanbul'da volta atsın.

Lale devrinin çocuklarısınız nede olsa

Abdul Hamid gibi gitmeyin

Bilal’in gemisini de bekletmeyin.

Yer kalmaz İŞİD petrollerinden sonra.

Bilal’e evdeki paraları sıfırla diyor sanıyorduk.

Ülkeyi demişsin, hâlbuki.

Şimdi anladık.

Düzmece belgeler hazırlayın yeniden

Sahte dolar basıp piyasaya sürün

Dolar kıtlığı son bulsun.

Canımıza tak etti.

Mallarınız gibi sahteliği heryerimize sürün.

İçimiz dışımız bir olsun.

Daha yüzsüz olun

Yetmiyor bu kadarı.

Lütfen KALIN!

Gitmeyin!

Bir kaç gezi

Birkaç ağaç bahanesi istiyoruz.

Çok sevmiştik çünkü çaresizliğinizi.

Somada ki gibi göçükler yetmiyor bize

Tufan salın üstümüze.

Aklıma gelmişken içimde kalmasın

Tek adam olursan eğer

O Bilal’e dikkat et.

Tarihe ayak uydurmayı akıl edebilir

Güvenme

Bir bakmışsın zehirlemiş seni

Kardeşlerini boğdurmuş

Tahta kurulmuş olur.

Demedi deme haa sonra

.

Kürtlerin üzerine Türklerin en yoksullarını sal ki belki akıllanır.

Bir kaç şehir daha yık.

İşkence gözaltında kayıplar milyonları bulmalı

Kimyasalı İŞİD’e verme

Çetelerine ver

İçeride çokça lazım olabilir

Şehirlere beton dök ama yetmiyor bu kadarı

Tüm ülkeye dök sen

Ülkeyi tarihsel okyanusa at ki dibi görsün

Âlim Allah ya boğulmazsa!

Çocukların hepsini ailelerden al yurtlarında yansın

Tecavüze uğrasın

Bakanlarına kol saati yetmeeez!

Bu böyle biline.

Saat kulesiyle gezile diye

Diyanet işleri başkanı fetva versin.

Biz Anamızı alıp gitmedik

Ama sen urganın ucundan

Kıldan ince köprüyü görecen.

Gençlik kollarına söyle

Makara Kukara diye sanat etkinlikleri başlatsın

İmam Hatiplileri bir güzel oynatsın

Alevinin elinden yenmez ne ki

Yanından geçenin abdesti bozulur

Kapıları işaretlensin.

Hep birlikte kurduk yalanının sonu Dersim, Zilan Sivas, Çorum, Maraş olduğunu

5-6 Eylül deki yağmadan biliyoruz.

Darmadağın ettiğin Türkü toparlayacağım diye kandır

Türk’ün bir dünyaya bedel olduğunu biz zaten biliyoruz

Oda sizinle anlayacak geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu.

Lütfen KALIN!

Gitmeyin

Daha çok işiniz var.

Kuruluş yalanları bayatlıyor

Tarih ilerliyor ve yeni kuşak çetin ceviz.

Tarihinden öğreniyor.

One minute.

Trump protestosu için turp yemiş çok mu?

Kıçına patriot sokmadığına dua et sen,

Çin’e savaş açmayı düşünürsen adamlarını iyi eğit

Hatta ülkeyi harita üzerinde göster ki Türkmenistan’ı falan bombalamasın.

Feto devri bitti

Medyum Keto dan örgüt yap

Arazi tahsis et,

Banka kur, YMD BANK(YERLİ MİLLİ VE DİNDAR)

3’lü kararnamelerle devlete sok müritleri

Belki astroloji örgütü çağı yakalamamızı sağlar.

Diyanetin başına kalpazan

Tarımın başına lafazan

Sanayinin başına en küçük torununu ver ki yetişsin şimdiden

Bu arada dünürün nasıl? Aortu patlamadı mı hala

Yakında patlar

Selçuk’a söyle gizli gizli sigara içiyor babası

Bu arada Yıldırım’ın ek işi var haberin olsun

Arazi komisyonculuğu yapıyor gizliden

Birde sana sadık adamlara oyunlar düzüyor

Yere su döküyor, muz kabuğu, sabun koyuyor

Basıp düşesin diye.

Ne sinsi ooo.

Ağzının suyu akıyor seni izlerken

Bak düşersen bir konformist gibi davranma

Menderes gibi dik dur

Deniz’leri oku mesela

Sehpaya nasıl çıkılır öğren.

Eyy dünya ile git

Eyy Azrail ile kafa tut,

Eyy cehennem diye nara at

Ama ateşe yaklaşma.

Oranın adaleti buraya benziyorsa yırttın

Ver savcıya hâkime 70.000 dolar ver

hooop cennettesin,

Bu dünyayı siz yediğinize göre

Öte dünyayı da sizin tanrınız yiyordur.

Lütfen KALIN!

Gitmeyin

Daha buradaki işiniz bitmedi ki

TOKİ cennette ihale açacak biliyoruz

Cengiz oranında .mına koyacak biliyoruz.

İçim daralıyor ciddi söylüyorum,

Seçim öncesi

Beş on bomba patlatsa da dostların

Ölümlerimiz onurlu olsa

Mafyalarını iş adamı etmekle hata ettin

Yeni nesil çok acemi

Yetişemeden onlara telef olacaklar

Halkın kızgın kor ateşinde

Marx ne diyor biliyormusun?

Yetmez ama evetçi hocalarına sor

Anlatsınlar sözün manasını

‘Bir şeye sahip olmak iki yönlü bir ilişkidir, sen ona sahip olurken oda sana sahip olur’

Sen koca bir koltuğun ve sarayın malısın artık

O ne diyorsa onu yapacaksın!

Dün belediye başkanını yuhaladılar

Eskiden ilk yuhalayan sendin

Ve senden öğrendiler bunu biliyorsun

Hiç düşünmedin mi?

Bir gün bu baldırı çıplaklar beni de yuhalar diye

OHAL kurtarmazsa seni darbe yaparsın

Tankın önüne yine yatarlar diye hiç aklına gelmedi mi?

Belgesel de kesmez bu halkı,

Penguen taklidi yapsan yemezler

Ya sokaklarda yeniden demokrasi nöbetleri tutmak akıllarına gelirse

İşin daha kötü tarafı var

Bir Mustafa Kemal olsaydın mesela

Müttefiklerinle yaptığın her türlü dalavereyi demokrasi cumhuriyet diye yutturamazdın

Koşullar değişti

15 yoldaş değiliz artık

Karadeniz de boğdurasın

Binlerceyiz!

Siyasette kemire kemire bitirecekler seni

Öyle hemencecik değil

Milleti takside bağladın ya

Kart kart, kredi kredi

Sende öyle taksit taksit eriyeceksin

Kompradora güvenme

Biz 15-16 Hazirandan tanıyoruz onu

İşçinin köylünün ayak sesleri duyunca

Korunaklı yerlere kaçar

Ama bu türkü başka

Karakollar da sanatçılarla söylenmez

Bu türkünün notası işçilerin köylülerin, ücretlilerin, ezilenlerin el ve ayaklarıyla emeğiyle yapılır

Ve ne yapacakları iktidara geçince belli olur

Emperyalistlere sor,

Onlar iyi tanır LENİN’İ STALİN’İ MAO’YU

Yaşamın üretiminin önündeki

En büyük engel olduğunuz belli olsun diye

Lütfen KALIN!

Gitmeyin

Çokça saldırın çıplaklığımıza

Sadece dışımızı karartmayın

Kara çarşafınızla

İçimizi yüreğimizi de karartın

Milyarlarca teşvik yetmeeez Komprador’a

Kulağımızın arkası kaldı

Onu da verin gitsin

Onurlu gururlu insanca yaşamak ne ki

Malın kartın yoksa cebinde

Profilden yemek resimleri paylaşmamışsan

Bana ne dünyadan

Gemisini kurtaran kaptan diyorsan

Üst yapından

Bu hödüklük seni de bulacak

Pek yakında.

Rahatına düşkündür milletin

Dünyada cenneti aranıp durur,

Alıştırırsan rahata

Sonra bozarsan huzurunu

Kâbusun olur yüz verdiğin maraba

Öyle toprağın kölesi değil yüzde sekseni,

Yarısının altına düştü

Onunda yarısı çok kaygandır,

Kürtlerdir,

Bir bakmışsın birleşip akmışlar

Kırlardan şehirlere

Lütfen KALIN!

Gitmeyin

Hazır değiliz daha biz

Biraz zaman verin

Denizlerimizi astınız, Mahirlerimizi kurşunladınız, İbo’larımızı kahbece katlettiniz,

F tiplerine götürmeden yaktınız,

Bombaladınız halkın en ileri unsurlarını

Kuşak kuşak eksilttiniz

Nice civanlarımız doğdu

Kapsüllerle öldürdünüz

Niceleri yetişmekte

Gençler toylar öğreniyorlar

Az daha kalın.

Üniversiteleri gözaltı tutuklama yapmayın

Direk çevirin tel örgüleriniz ile

Tek tip giydirin

Emperyalistler uyarıyor!

Marx ve Engels in doğduğu koşullar oluşuyor diye

Dikkate alın

Kâğıdı ıslatmayın kaplanınızın sahteliği anlaşılıyor

Kükremek boşuna

Faizleri kaldırın vergilere bindirir

Açlara da

Sarayın önünde aşevleri kudurun

Yüz alın on verin

Doksanı

Emperyalistler ile bölüşün

Yeni yollar istiyoruz biz

Yeni köprüler

Barajlar

Ormanların hepsini kesin

Kıyıların hepsini satın

Havayı unutmayın

Havasız bırakın

Diyanet sadece nikâh kıymasın

Ne bileyim helal kod yazsın mesela

Çipi kimlik kartlarına değil

Kıçımıza takın

Ki belki ona sahip çıkarız

Lütfen KALIN!

Gitmeyin

Bombalayın doğuyu güneyi

Gelsinler bu tarafa

Yollarda ölmem az geliyor,

Kasanda cılız kalmasın

Palazlansın körpe köpeklerin

Sehpaları kurun Sultan Ahmet’e

Hazır boyunlarımız

Öyle kahbece düzenler kurma bize

Ortaçağ romantizmini yaşıyor ruhum hala

Mertçe olsun kavgamız

Sahte oylara

Sahte seçimlere

İhtiyacın yok

Kendini doğrudan ilan et

Bu halkın ruhu tunçtur

Daha demiri bulamadı

Hâlbuki ataları demir madenlerinde köleydi

Mao-tun, Tuman dendi adına

Çin kayıtlarında

Ziya’n(ulan Ziya)Metehan yaptı adını

Adını değiştirince içi de değişiyor sanıyorsun

Aptallık ediyorsun

Aslında

En çok okumuş Türk’ten korkuyorsun

Tarihi bu kadar bozmandan belli ediyorsun

Tüm dünya Türk ve İslam’sa

Neyin kavgasını veriyorsun

Dokunduğu her şeyi altına çevirenin sefaletine düşüyorsun

Yetmiyor artık bize polyanna,

Yanağımızın ötekini de çevirmeyi bırakıyoruz

Düşüncelerimiz de sınıf bilinci

Elimizde silahımız savaşıyoruz

Büyük savaşlara hazırlanıyoruz

“Bas gerilla bas tetiğe

Daha daha ileriye

İktidarı parça parça

Parça parça iktidarı al kırlardan şehirlere”

Türküleri söylüyoruz

Lütfen KALIN!

Nereye gidiyorsunuz?

Daha karpuz kesecektik.  

 

İyi Çalışmalar

Taner Özcan

Yaşasın MLM

Yaşasın Demokratik Halk Devrimi Mücadelesi

Yaşasın Halk Savaşı

56083

Taner özcan

Taner Özcan sitemizin köşe yazarıdır. Kültürel ve politik konularda yazılar yazmaktadır

Son Haberler

Sayfalar

Taner özcan

Devrimci Pratik ve Militanlaşma

Günlük, üretkenlikten yoksun, kendini tekrarlayan faaliyetler militanlaşma anlamında bir gelişmeyi tetiklemez. Yine devrimci pratiği zayıf bir özne, her şeyden önce geçmiş olumsuz alışkanlıklarıyla devrimci bir tarzda hesaplaşmaya girmez. Yani düşünsel ve pratik olarak küçük burjuva düşünüş ve yaşam tarzından militanca bir kopuş sürecine yönelmez. Çünkü devrimci militanlaşma proleter düşünüş tarzına aykırı olan her türlü burjuva anlayışla hesaplaşma düzeyine bağlıdır. Sade bir dille ifade edecek olursak; köklü bir kopuş, çok yönlü ve kapsamlı bir hesaplaşmayla mümkündür.

“CHP’yi demokrasi cephesıne katılmaya zorlama” yaklaşımları üzerine - I

Toplumda ve doğada yaşanan her değişim, dönüşüm ve gelişmeye koşut olarak, her olgu ve kavram gibi, CHP de elbette ki tartışmalar konusu olabilir, olmalıdır da. Bunda herhangi bir anormallik olmasa gerek. Hayatta, ortaya çıktığı o ilk andaki haliyle, değişmeden kalan/kalabilen hiçbir şey olamayacağına göre; CHP’de de bu kural gereği, el mecbur, bazı değişim ve dönüşümler yaşanacaktır. Bunu yadsımak, hayatın diyalektiğini yadsımakla eşanlamlıdır.

Tutuculuk,dogmatizm ve tabela devrimciliği devrime vardırmaz!

Kısa bir süre önce, “Bu Kendi Kendimizi Kandırmamız Daha Ne Zamana Kadar Sürecek Acaba?” başlıklı, kısa-özlü bir yazı kaleme alıp, bloğumda paylaşmıştım.

Yazıda Türkiye ve K. Kürdistan Devrimci Hareketinin içinde bulunduğu olumsuz durum ve açmazları özetlenmiş, kendi kendine yapageldiği ajitasyona ve kafasını kuma gömme hallerine dikkat çekilmiş ve son paragraf olarak da şu soru sorulmuştu:

Tehlikenin farkında mıyız?

"Türkiye yüzyılı maarif modeli" ile hedeflenen şey; Devlet eliyle "dindar ve kindar nesil" yetiştirmek ve tedrici geçişle din esaslı bir rejim inşa etmektir,

Öncelikle ve de tereddütsüzce idrakinde olunmalı ki bu konuda yapılmak istenenin tümü, ‘toplumsal mühendislik’ yöntemleriyle, zamana yayılı olarak tamamen Erdoğan’ın ‘gizli ajandasının’ şu son derece aleni ideolojik tercihlerini hayata geçirmek maksadıyla yapılmaktadır. Yani asla ‘masumane’ ve de spontane şeyler değil bunlar. Örneğin şöyle diyordu fiiliyatta kendisine İslâm halifesi misyonu yüklemiş olan Erdoğan:

Bugün Galatasaray Meydanında bariyerler bir genişledi ve arkasından geri daraldı.

Meydana gelmeden meydana açılan her yol denetim altına alınmış, polis denetiminden ve üst aramasından sonra meydana girdik... Arkasından heykelin olduğu yere geldim, orası da bariyer ile çevrilmişti, ön taraftan giriş yerine yan taraftan giriş açılmıştı, oradan da üst aramasından geçip oturma eyleminin olacağı heykel çevresine geldik. Heykel, cumhuriyetin 50. Yıl heykeli. 100. Yıl heykeli yapıldı mı bir yerlerde bilmiyorum...

Bariyer içinde bariyer ve onun içinde izin verilen sınırlar içinde acılarımızı haykırmak!

Disiplin anlayışımıza eleştirel bir bakış – II

II.Bölüm:

Laz Nihat’ın başında bulunduğu ekip, öylesine şuursuzca bir gözü kapalılıkla kontraya tabi hareket etmekteydi ki düşünün, düşman operasyonlarının sürmekte olduğu bir arazide, başta ben olmak üzere, kendilerinden yana tavır almayacaklarına kanaat getirdikleri bir grup gerillayı silahsızlandırarak, öylece araziye terk etmeyi bile göze alabildiler… 

Disiplin anlayışımıza eleştirel bir bakış – I

Aslında bu konuyu yıllar önce kaleme aldığım “Dersim Dağlarında” ve “Mao Zedung Değerlendirmeleri” isimli kitaplarımda, yaşanan somut örnekler üzerinden irdeleyip, kendimce, genel yaklaşımın ne olması gerektiğini, özlü bir perspektif olarak ortaya koymuştum. Ancak ne var ki bu kitaplarda ki tüm diğer konular olduğu gibi, bu konu da ‘meşru muhatapları’ olması gereken kişi ve yapılarca; ‘üç maymun’ seçeneğiyle karşılanmaya devam ediyor.

TKP-ML Merkez Komite: Pratiğimizde Bilinç, Bilincimizde Rehberdir İbrahim Kaypakkaya!

Coğrafyamız komünist önderi ve Demokratik Halk Devrimi’nin sönmez meşalesi İbrahim Kaypakkaya yoldaşın Amed Hapishanesi’nde katledilmesinin 51. yılındayız. Önder yoldaşımızın 18 Mayıs 1973’te katledilmesinden sonraki yarım asırlık zaman diliminde Türkiye ve Türkiye Kürdistanı toplumsal mücadeleleri tarihinin gelişim seyri, İbrahim Kaypakkaya’nın görüşlerini sadece doğrulamakla kalmamış aynı zamanda güncel kılmıştır.

Selahattin Demirtaş'a ve bütün tutsaklara...

"YÜREĞİN UMUT ETTİĞİ O ADRESTE" "LI DILÊ KU DIL HÊVÎ DIKE"

Düşkünlüğün, alçaklığın, düzenbazlığın, bağnazlığın, ırkçılığın, sefilliğin, çürümüşlüğün, bencilliğin, rezilliğin ve vurdumduymazlığın rağbet gördüğü bu topraklar sana göre değil dostum.

Yıllardır tanırım seni.

Hani, yüz yüze görüşmüşlüğümüz olmasa da, beraber oturup bir bardak çay içmemiş, tek kelime sohbet etmemiş olsak da, sen hep aşinaydın bana.

Bir aralar bu aşinalığa bir isim bulayım dedim ama inan hiçbir yere oturtamadım.

Akraba desem, değil.

Komşu desem, hiç değil.

TKP-ML MK Siyasi Büro Üyesiyle Röportaj: “Partimiz 53. Mücadele Yılında Faşizme Karşı Savaşını Kararlılıkla Sürdürecektir”

” Kitlelerin hakim sınıfların siyasetinden bağımsız, kendi siyasetini örgütlenmesi ve dahası bir güç olarak ortaya çıkmasını önemsiyoruz. Bu anlamıyla başta İstanbul 1 Mayıs Taksim alanı olmak üzere, işçi sınıfının, emekçilerin, kadınların ve halk gençliğinin 1 Mayıs’ta Alanlara çağrısını değerli ve anlamlı buluyoruz.”

– Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

– İsmim Özgür Aren. TKP-ML MK, Siyasi Büro üyesiyim.

Tayyip'i, tayyip'e olan güvende yendi

Ah... kuzucuğum ah...

Ne oldu bize böyle.

Ne oldu.

Her şey tıkırında giderken...

Neler yaşadık böyle.

Bu seferde kediler chp'nin lehine mi trafoya girdi ne

Veyahut da.... veyahut da...

"Sizin siyasetçiler bizim sermayeden bir kaç kişiyi yemeye niyetlenirde  bizde hemide hala iktidardayken sizlerden daha fazlasını ham... ham... etmeyiz mi ha..." demenin yarattığı korku uzlaşısı dolu komplo teorileriyle mi  bundan sonraki seçimleri açıklayacağız.

Yoksa... yoksa...

Daha dün bir; bu gün iki

Sayfalar