Haksiz emperyalist savaslara karsi, halklarimizin hakli ozgurluk ve bagimsizlik savasinin yaninda olalim!!! Hasan Aksu
Haksiz emperyalist savaslara karsi, halklarimizin hakli ozgurluk ve bagimsizlik savasinin yaninda olalim!!!
Korkmayalım;haksız,gerıcı,ısgalcı savaslara katlıamlara onurluca karsı duralım. Yuregımızı katledılen ezilen mazlum dunya halklarina yurek yapalım. Baskıya,yasaklamalara,sansure ve katlıamlarin sorumlusu emperyalizme, fasızme ,onun her yonlu destekcılerıne karsı onurlu,devrımcı,sosyalıst durus ve dırenıs gosterelım gelıstırelım. Bas dusmanımız Amerıkan emperyalızmıne,onun usak yonetımı fasıst dıktatorluge karsı halkların haklı savaslarının yanında olalım. Yakin tarihimizde Irakda,Afganistanda,libyada Amerikan emperyalizminin ve onun yalaka muttefiki Fransiz ve Ingiliz emperyalistlerinin katliamlarini,yikim vede iskencelerini gorduk yasadik unutmamiz mumkun degil.
Burda her devrimci,demokrat,ilerici kendisine sosyalistim,komunistim diyen parti ve grup kanli emperyalist savasa kararlica karsi cikmali,basta Amerikan emperyalizmi olmak uzere; Emperyalistlerin ve usaklarinin Suriye uzerindeki kirli emellerine dur demelidir. Su gercegi hepimiz beynimize kazimaliyiz. Baris ama kiminle baris?kan emici emperyalistlerle,onlarin usak fasist yonetimleriyle baris asla mumkun degildir.
Siniflar savasinda ezenle- ezilen arasinda,emekle sermaye arasinda baris istemek simdiden herturlu katliami,zulmu,somuruyu kabullenmektir. O nedenle timsah gozyaslari dokerek, halklarin hakli savasinin onune sahte barislar sunarak kadercilige,somuruye teslim olmayi asla oneremeyiz.
Emperyalistlerin somuru,zulum sistemlerini baslarina yikmak icin ezilen halklarin hakli savaslarinin yaninda oldugumuzu acikca ilan etmeliyiz. Ezılenın,mazlumun,katledılen yok sayılan emekcı halkların kavgasına guc vermeliyiz. Bu ates hepimizi yakar. Gec kalmak olmaz,ahlar vahlar olmaz. Unutmayalım ,sessız kalmayalım. Dıl,Dın,Irk, mıllıyet ,Cıns ,Etnık ayrım yapmadan ;herturlu Emperyalist ırkcı,fasıst soyleme karsı KARDESLIGI savunup gelıstırelım. Zulmun daha fazla can almasına ve kan akıtmasına musade etmeyelım.
Kahrolsun Herturlu Gerıcı Savaslar.!
Yasasın halkların ve Ezılen Ulusların Emperyalızme,Fasızme,Istılacılıga karsı haklı savasları.!
Ya Devrımler Gerıcı Savasları Onler Ya da Emperyalıst Savaslar Devrıme Yol Acar!
Son Haberler
Sayfalar
MİNNET VE HAYRANLIKLA: YOLLARI YOLUMUZDUR![1]
“Nehirlerin dinlediği seslerdik”[2]
Sizlere, siz kardeşlerime Onlardan söz ederken, heyecandan dilim damağım kuruyor. Omuzlarımda devasa bir sorumluluğun ağırlığını duyumsuyorum…
Ne demeli? Nereden başlamalı?
Öncelikle onlarınki, anlatmaktan çok yaşanan, yani kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir aşktı…
“Demokratikleş-me paketi”
“Maymun ne kadar yükseğe çıkarsa,kıçı da o kadar görünür.”[1]
Bizim kuşaktan, (genel olarak “78’liler” olarak biliniyoruz) kimileri ve selefimiz 68’lilerin bir kısmı çok hızlı “uyum sağladı”. Biz beceremedik.
Eskinin “solcu”su, bugünün liberali kalemlerin AKP iktidarının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eliyle açtığı (kaçıncı?) “Demokratikleşme Paketi” ile ilgili görüşlerden söz ediyorum.
“Cemevi ile Ruhban Okulu da olsaydı daha iyi olurdu,” diyen hoşnut Oral Çalışlar, örneğin[2]…
Umudun Şiarı: “Size Verdiğimiz Süre Doldu!”
Emperyalist sermayenin uluslararası bir kaç merkezdeki dönüş hızına bağlı ve orantılı olarak, dünya halklarının direnişlerinin hızı da artıyor.
Yaşadıklarımız reddedilmelidir!
Ecdadımız Kayıkları, Biz Gemicikleri Yürüttük
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan her fırsatta ecdadından bahsetmekten geri durmuyor. Yerel seçimlere yönelik bir yatırım olduğu herkesçe bilinen, konunun uzmanlarınca da birçok eksiği bulunduğu iddia edilen Marmaray tüp geçidi milyonların can güvenliği hiçe sayılarak apar topar açıldı. Başbakan açılıştaki konuşmasında da “ecdadımız gemileri karadan yürüttü, iktidarımız da denizlerin üstünden vagonları yürütüyor” dedi.
Din Kardeşligi masali ve türban sovu
AKP meclisteki türbanlı milletvekili şovuyla halkı uyutma yolunda kendisine yakışır bir adım daha atmış oldu. Oysa din, türban ya da özgürlük diye bir dertleri yok. Onlar ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmanın ve hizmet ettikleri bu düzenin ezen- ezilen, sömüren- sömürülen çelişkisini halkın gözünden kaçırmanın derdinde. Türbanı bu korkunç düzeni saklamak için bir şal olarak kullanmaktadırlar. Tuhaf olan şu ki, türban takan kadınların çoğu da bu düzenin mağdurlarıdırlar. Ne var ki onlar bunun farkında değil. Biraz düşünseler iyice esaret altına girdiklerini göreceklerdir.
Ortadoğu yeniden biçimlen(diril)irken …[*]
“Karanlık saatler geldiğinde,
o zamanın insanı da gelir.”[1]
Ortadoğu yeniden biçimlen(diril)irken söylenmesi gerekeni, gecikip, lafı dolandırmadan hemen belirteyim: Büyük bir alt üst oluşun içindeyiz…
Bu kadar da değil; her şey daha da ağırlaşarak vahimleşecek; veya tarih müthiş hızlanacak; ya da sık sık Montesquieu’nun, “Ne mutlu tarihi sıkıcı olan halka” sözü anımsanacak…
Cumhuriyet Bayramı' Ve Bagımsız Türkiye Hangi Sınıfın Ideolojisidir?
'Bir Marksist toplumsal uzlasmaya degil, sinif mucadelesine dayanir' der Lenin.
Sinif mucadelesi ise tekduze bir rota izlemez.Tarihin her toplumsal akisinda farkli bicimler olarak karsimiza cikar. Komunistler iradeci-idealist degil dialektik olguculuga dayanir. Canlidir Marksistin dunyasi, basma kalip, tekduze, soyut ilkeler ve kaliplar bakisi burjuvazinin dunya gorusudur.
Solu Liberalleştirmek
Sol’u liberalleştirme; onu devrimci özünden kopararak, burjuva düzen içi bir hareket haline getirme ve burjuva sistemine karşı toplumsal devrimci alternatif olmaktan çıkarma çabaları, solun tarihi kadar eskidir. Toplumun burjuva-proleter kampa bölünmesinden bu yana da, burjuvazi, sol’u sol olmaktan çıkarmanın her türlü yolunu denemeye, şiddetin yanında, ideolojik ve siyasal olarak onu yozlaştırmaya özel bir önem verdi.
Kürdistan ve "Demokratikleşme"
Kürdistan tarihi açısından 90'lı yılların en önemli olgusu Kürdistan ulusal kurtuluşçuluğunun kadrosu,hemen hepsi bağımsızlıkçı çizgide binlerce Kürd aydınının imha edilmiş olmasıdır.Öylesine bir soykırım ki hesabını gören de soran da yok,ortalık da "barış"çılardan ve "unutmaya ve affetmeye hazırız"cılardan geçilmiyor.Kürdistani stratejik aklın ve ulusal kurtuluşçuluğun taşıyıcısı bu kategorinin imha edilmesi,kalan yerli/yerel aydınların Türki metropollara ya da yurtdışına kaçması/kaçırtılması ve eşzamanlı olarak Kürdistan köylülüğünün sömürgecilerce Kürdistan dışına göçertilmesinin ulusal
Iki Birlesir Bir Olur Ya Da HDP
Ertugrul Kurkcu ''Halkin uzerine bilgelik tesis etmek degil, halkin bilgeligini temel alan bir partiyiz'' diyor...Kongreye Apo ve Recep kutlama mesajlari yolluyor!
Tum milliyetlerden Isci-Koyluler Revizyonizmi gormuyor ve alkisliyorsunuz!
Sunu diyor sizlere Kurkcu; Isciler-Koyluler ,Marksizm-Leninizm gibi sizi kurtarmaya calisan akimlara kapilmayin...!