Cuma Eylül 4, 2026

Evet O, Sunuz. Siz O, Sunuz

Güzeli yaşama aktarabilme çabası kitselleşebilme (cennete gidebilme ) çabası değil insan olabilme çabasıdır.

Hikaye bu ya.

Kapitalizmin insanlar yüzerinde yol açtığı kirliliğin, yabancılaşmanın.... köylerine de bulaşmaması için nehir... kenarlarında giydikleri tangalarla yıllarca mücadele vermiş şehirliler....

Ülkelerin sosyo ekonomik yapılarında hiç bir şey değişmediğini ispatlamaya çalışan kliplerini... çekebileceklerini düşündükleri köylerine gelirler.

Köylerinde sınırları, bayrakları...hiçleştiren kapitalist metaları bulamayacaklarını düşünerek de dağ, tepe... dolaşırlar.

Bir türlü de kapitalist metaların bulaşmadığı köylü de bulamayınca,Klip çekemeyeceklerine mi yoksa da köylerine ulaşan kapitalist metaları kimlerin ürettiğini bulamayan emanetçilerine mi yanacaklarını bilemeden de gelip hiç yoktan hale izin verilen yerlerde arpa ....   suyu içiyor diye düşündükleri köylünün gözünü kapatırlar.

Söyle bakalım biz kimiz ?

Köylü de yıllardır parmak arası terlik giydikleri için gıcık kaptığı şehirlilere muziplikle,

Durun bileyim sizin kim olduğunuz.

Her halde siz:

Kapitalist ülkelerdeki ekonomik krizlerin gelişmemiş ülkelere de aynen sirayet edeceğini 2008 ' den beri söylerken gelinen nokta da gelişmemiş ülkelerde baş gösteren krizlerin gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan yeni üretim ilişkileri sonucu olduğunu - olabileceğini görenlerden siniz ? 

Yok o biz değiliz.

Öyleyse siz:

Bilimsel sosyalizmin ve de  devrimlerin tarih sahnesine çıkışını örgütlenmede esas aldıklarınıza baskıya, zulme... maruz kalanlara bağlayanlardan değilsiniz de proletaryanın tarih sahnesi çıkışına bağlayanlardan sınız ?

Yok biz değiliz.

O zaman siz:

Toplumsal davranışlarda belirleyici olanın yaşanılan sosyo ekonomik yapı olduğunu söyleyenlerden siniz ?

Yok değiliz.

Siz:

Bilincin gelişmesine kapitalizmin evrelerinin ön plana çıkardığı toplumsal davranışlardan daha fazla etki edenin yaşama iştirakin olduğunu söyleyenlerden siniz ? 

Değiliz.

Türkiye sol tarihi binlerce başarısızlığa uğramış kitleselleşme deneyimlerini yazarken dergilerin, seminerlerin... kitleselleşebilme uğruna seferber etmediklerinden siniz ?

................................................................

Kitleselleşemiyorsak  kitselleşme şart değil diyenlerden siniz ?

....................................................................................

Tövbe tövbe... 

Öyleyse siz kimsiniz kardeşim ?

Durun durun..

Söylemeyin yine de ben bulacam.

Yoksam yoksam siz :

Cennete gidebilmek için güzel davrananla kitleselleşebilmek için güzel davrananın cehenneme neden gittiğini bilmeyenlerden misiniz ?

Evet o sunuz.

Siz o sunuz.

Yoksa neden sus pus olup da gözümü açasınız ki.

 
99680

AKP’nin Eğitim Sistemi: Milliyetçi, Maneviyatçı Ve Piyasacı…[*]

 

“Bilginin iktidarla ilişkisi

sadece uşaklıkla değil,

hakikâtle de ilgilidir.”[1]

 

Sürdürülemez Kapitalist Krizin Topoğrafyası[1]

 

Krizin içindeyiz.

Krizle sarsılıp, savruluyoruz.

Her gün, her an krizin “sonuçları”ndan etkileniyoruz.

Vs., vd’leri…

Bunlar böyleyken; hâlâ krizi “tartışıp”, “konuşuyoruz”.

“Hâlâ” dememek için sürdürülemez kapitalist krizin topoğrafyasını çıkarmak gerekiyor.

Neo-Liberal Türkiye'de Muhafazakârlaşma/ Düşkünleşme Diyaletiği[*]

 

“Yükselen her şey düşecektir.”[1]

 

Bir ‘Millî Gazete’ yazarı, Türkiye’de son yıllarda fuhuş,[2] uyuşturucu kullanımı, cinayet, gasp ve tecavüz gibi olayların hızla arttığına, içki kullanım yaşının 11’e düştüğüne,[3] boşanmaların arttığına,[4] kadınlara yönelik şiddetin yoğunlaştığına[5] vb. işaret edip soruyor: “Bu nasıl ‘Muhafazakârlık’?”

Alevilerin cennette zaten işi yok

 

TRT’de yayınlanan Açı programında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Sedat Laçiner’in Şiilik ve Şiilerle ilgili söylediği bir söz günlerdir sosyal medyada “Aleviler cennete gidemez” şeklinde yer alıyor ve kendisine ‘Aleviyim – Kızılbaşım’  diyen kimi basın yayın organları, kişi ve kurum temsilcilerince de Alevilere yapılan bir hakaret olarak algılanıyor ve kamu oyuna da öyle yansıtılıyor.

 

SAVAŞ, BARIŞ VE KÜRTLER

 

Savaş ve barış iki zıttın birlikteliğidir. Savaşın olduğu yerde barış olacaktır, barışın olduğu yerde de savaş olacaktır. Dünyada savaş koşulları ortadan kalktığında barış kelimesi de kendiliğinden ortadan kalkacaktır. İnsanlar artık “barış” kelimesini kullanma gereksinimi duymayarak, onu ölen kelimeler yığını içine atacaktır. Ve bunun yerine yeni bir kelime türtecektir. Bu da, ancak, sınırsız ve sınıfsız bir dünaya kurulduğu zaman gerçekleşebilecektir.

 

Nepal Halkı'nın Kerenski'ye değil Lenin'e ihtiyacı var ve Nepal Devrimi'nin Sorunları

 

Giriş:

Entellektüel Aydın Bulanıklığı Ya da Devrimi Ehlileştirme Aymazlıkları

 

BirGün gazetesinde 7 Aralık 2011 tarihinde bir röbartaj yayınlandı. Fikret Başkaya(FB) ile Gün Zileli(GZ)’nin konuşmaları. Konuşmanın ana konusu "devrimler”di. Aydınların devrim üzerine konuşmaları, fikir yürütmeleri ve üretmeleri, burjuvaziyi ve onun düzenini "teşhir etmeleri” elbette olumludur. Sorun devrim üzerine olunca, bunun değerlendirilmesi ve tartışılması da bir o kadar gerekli oluyor.

materyalist bilgi teorisi ve komünist partileri

 

“İnsan pratiği, materyalist bilgi teorisinin doğruluğunu tanıtlar.” Marks

 

İnsanın üretimdeki, üretim içindeki ilişkileri ve faaliyetleri, diğer tüm faaliyetlerinin üstünde ve onların üzerinde belirleyici bir rol oynama temel özelliğine sahiptir. Bu bağlamda, insanın bilgisi  üretimdeki faaliyetlerinden bağımsız değil, bizzat ona bağlı olarak gelişir ve şekillenir.

HER GÜN DÖRT İŞÇİ, BEŞ KADIN

“Son kötü günleri yaşıyoruz belki

İlk güzel günleri de yaşarız belki

Kekre bir şey var bu havada

Geçmişle gelecek arasında

Acıyla sevinç arasında

Öfkeyle bağış arasında//

Biz kırıldık daha da kırılırız/

Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.”[1]

 

ÇİN: KARMAŞIK BİR SORU(N)…[1]

“ben hiç başlamamış bir dündeyim.

yağmur yağacak...

hiç başlamamış bir yarın çok var.

hiç bitmeyen bir dün de çok var...”[1]

 

Arif Dirlik’in, “Sadece bir ulus değildir; bir uygarlıktır,” notunu düştüğü Çin’in geneli veya özelde ise “bugünü” hakkında yazmak kolay değil.

Binlerce tarihsel bağıntı ve güncel referanslarıyla Çin, çoklu bir örnektir.

SINIF KONUŞMAZSA MEYDAN ÇAPULCULARA KALIR

Sayfalar