Salı Eylül 22, 2026

Erdoğan'ın Alnındaki Kara leke

Tüm dünyanın gözleri önünde hile,entrika,şantaş,manipülasyon ile yapılan 16 Nisan Referandumunda Erdoğan diktatörlüğünü ilan etti.Bu,bugüne kadar yapılan ne ilk,ne de son şaibeli oylama olmuştur.Osmanlı'dan günümüze devam eden saray oyunları,bugün de en iyi şekilde referandumda kendisini göstermiştir.Son kullanma tarihi dolmuş diktatörlüğün,çöpe atılması zamanı gelmişken vadesini uzatmak için,elindeki bütün imkan ve olanakları kullanarak iktidarı teslim etmek niyetinde değildir.İlericiler ile gericiler,Laik ile anti-laik,demokrasi ile hanedanlık,insan hakları ile şeriat kanunlarının yani toplumu tarihi ileri taşıyan güçlerle,Osmanlı döneminin yobaz,gerici,ilhakçı şeriatçılar ile yürütülen kıyasıya mücadeleye tanıklık etmekteyiz.Toplum doğum sancıları içindedir.Bir çok ülke bu sancılı dönemi bedel ödeyerek,şehitler vererek atlatmış ama sonunda kazanmıştır.Türkiye de bu sancılı süreçten demokratik kazanımlar ile muhakkak çıkacaktır.

İnsanlığa karşı işlediği suçlardan yargılanma korkusu içerisinde olan Erdoğan,tutuklanacağı korkusuyla yurt dışına çıkamaz oldu.Türkiye'nin aynı zamanda Ortadoğu coğrafyasının sorunu olan Erdoğan,iktidarda olduğu sürece kan,kaos ve acı bitmeyecektir.Sürekli savaşı körükleyen,kandan beslenen iktidar konumuna gelmiştir.Erdoğan'ın gitmesi ile ancak toplum kutuplaşmaktan ve kaos ortamından kurtulacaktır.Bu yüzden başkanlık sistemini dayatarak,tüm yetkilerin tek elde toplanmasını topluma dayatmaktadır.Yargılanmanın yollarını kapamaktadır.2050 yılına kadar iktidardan asla kopmamanın planı içerisindedir.

YSK Yurt dışındaki oy pusulalarında mühürsüz zarfları geçersiz sayarken,yurt içinde milyonlarca mühürsüz zafları ise geçerli olarak kabul etmiştir.Muhtarlar ile Akp teşkilatlarında Evet oyları mühürlenerek seçimin sonucunun değişmesine neden olmuşlardır.Yangından mal kaçırırcasına,acele yapılan açıklamalar ile önceden planlandığı şekilde uygulamaya geçilmiştir.Endişe ve kaybedilecek korkusuna kapılan tetikçilerin başı İşaret olarak ''savaşa hazır olun''diyerek kaybedilme durumunda saldırıya geçeceklerinin sinyalini verdi.AA ajansı üzerinden takip edilen oy sayımı üzerinden oynanılarak referandumda Hayır oylarını ters yüz edmişlerdir.

Referandum öncesi kamuoyu yanıltılarak yapılan manüpülasyonlarda Kürt'ler ile ''evet'' üzerinde anlaşıldığının propagandası yapanların hepsi, oyların sayımları bittikten sonra gerçek yüzleri ortaya çıkmış sandığa gömülmüşlerdir.Eşit olmayan koşullarda,eşbaşkanları ile 12 milletvekilinin,binlere varan tutuklamalar ve yıkım yaşayan illere rağmen Erdoğan'a Kürt halkı dersini verdi.Kayyum atanan belediyelere rağmen,tutuklamalara,göz altılara,propaganda yasaklarına rağmen Kürt halkı siyasi iradesine sahip çıkarak,boyun eğmemiş dik duruş sergilemişlerdir.Şehirler ile kırlarda gençler,bayanlar en önde Ekp ile Erdoğan'ın korkulu rüyası olmuş halen olmaya devam ediyorlar.
Yasakları parçalayarak,tutuklamalara karşın en güç koşullarda bedel ödeyen,cezaevlerinde bulunan Özgür Geleceğimiz olan gençlerimiz Hayır çalışmalarında Akp'ye gereken dersi vermiştir.Bu yüzden onaylanan Anayasa'nın hükmü yoktur.Kabul etmiyoruz.

Hile,entrika ve hırsızlık ile sözde referandumu kazandığını ilan eden Erdoğan'ı ilk tebrik edenlerin Ahrur us Şam,El Qaide gibi insanlık düşmanı çetelerin olması tesadüfi değildir.Kafa,kol kesen,in – sanları bir meta gibi alıp satan bu zihniyetin elbette ortak oldukları Şeriat düzenidir.Demokrasi
güçlerinin,ilericilerin,sosyalistlerin tüm muhalif kesiminlerin görev ve sorumlulukları daha yeni başlıyor.Gündemi değiştirmekte usta olan Erdoğan ile çevresinin 2019 seçimleri için tarih belirtmesi değil,halkın gündemi sokak mücadeleleri ile kabus günlerine dönüştürmek olmalıdır.

Erdoğan'ın 17/25 Aralık, Yolsuzluk,hırsızlık ve rüşvet operasyonları ile alnına sürülen kara lekeye ,16 Nisan da dahil olmuştur.Artık kimse silemeyecek böyle anılacaktır.Bu da ona yeter.

 

49188

Agop Ekmekciyan

Özellikle azınlıklar üzerine yazdığı yazılarıyla tanıdığımız yazarımız,diğer birçok konuda da makaleleriyle tanınmaktadır.

agop@kaypakkaya-partizan.net(Hazırlanıyor)

Agop Ekmekciyan

Fransa’da El Freni Çekildi! İşe Yarar Mı?

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede 720 sandalyeli Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri, 6-9 Haziran tarihleri arasında yapıldı. Almanya, İtalya ve Fransa’da aşırı sağ olarak tanımlanan faşist hareket ciddi anlamda sandalye sayısına ulaştı. Böylelikle merkez sağla birlikte faşist hareket AP’deki en büyük grup olarak yerini korudu.

Seçimlerin yankısı ve sonuçları ciddi anlamda tartışmaları doğurdu. AP’ye Almanya’dan sonra sağcılar adına en fazla vekil gönderen Fransa, tartışmaların girdabından çıkıp erken seçim hamlesi ile sarsıntıyı giderme yoluna gitti.

Mevcut koşullarda devrimci siyasal mücadelenin öne çıkan toplumsal dinamikleri (3)

Devrimci siyasal mücadelenin genel olarak nesnel zemini, sosyal devrimleri de olanaklı kılan nesnel zemin ile, aslında ortak paydalara sahiptir. Emperyalist- kapitalist barbarlığın hüküm sürdüğü ve kendisinin doğrudan var ettiği her bir antagonist çelişme ve sorunların giderek daha bir keskinleşerek; ulusların, halkların ve doğanın yaşamını kâbusa çevirip, geleceklerini ciddi şekilde riske soktuğu şu süreçte, gerek özel olarak Türkiye ve K.

Mevcut koşullarda devrimci siyasal mücadelenin öne çıkan toplumsal dinamikleri (2)

Somut özgülün realitesi içerisinde devrimci siyasal mücadelenin etkili ve sonuç alıcı kazanımlara dönüşerek yürütülebilmesi için gerekli olan bir diğer öncelikli koşul ise; elbette ki bu mücadelenin, küresel ve yerel zeminde, toplum gündemini doğrudan ilgilendiren ve de ilgilendirecek olan sorunlar üzerinden ele alınarak yürütülmesidir.

Halkların İhanetçilerden Çektiği (Nubar Ozanyan)

Zulmün gölgesinde yaşam bulmaya çalışırken karanlığın sadece gece gelmediği, güneşin altında da gelip halkları bulduğu katliamlar birçok halkı nefessiz bırakmaya çalışmıştır. 1915 Ermeni Soykırımı boyunca başta Asuri, Süryani, Pontus halkı olmak üzere Êzîdî ve Kürt halkı da büyük trajediler yaşamıştır. Bugün Türk faşizmi eliyle Başûr Kurdistan’ında gerçekleşen işgal ve ilhak saldırılarında Kürt halkıyla birlikte Asuri-Süryani halkı da tanımsız acılar yaşamaktadır.

Türkiye’de Ermeni bir devrimci militan: Haldun Karyol (MEHMET GÜNEŞ)

Haldun Karyol, asıl adıyla Harutyan Karyolacıyan, kadim dostum, 8 Temmuz günü aramızdan ayrıldı. Haldun bir Ermeni’ydi ama her şeyden önemlisi Türkiye’de yetişmiş, ender görülebilecek, kendine has eylemci bir devrimci militandı. Onu ender ve ebedi kılan hikayesini bilmek ve öğrenmek, bugün Türkiye’de devrim mücadelesine baş koymuş her militanın hakkı. O yüzden, Haldun’u yakından tanıyan biri olarak, onu anlatmayı devrimci bir görev olarak üstleniyorum.

Mevcut koşullarda devrimci siyasal mücadelenin öne çıkan toplumsal dinamikleri (1)

Nasıl ki genel siyasal mücadele ve siyaset ediş tarzı, küresel ve yerel bazdaki ekonomik, politik, eğitsel, askeri, kültür-sanatsal, çevresel-iklimsel, ezen-ezilen cins, inanç ve etnik sorunlar yekûnu olan toplumsal dinamikler zemini üzerinden kendisini var edip sürdürüyorsa; birebir aynı şekilde, devrimci siyasal mücadele ve siyaset ediş tarzı da aynı küresel ve yerel toplumsal dinamikler üzerinden kendisini var edip sürdürmesi gerekiyor. Normal ve de olması gerekendir bu.

Küçük bir damla ile fırtınayı başlatanlar (Nubar Ozanyan)

Aradan 12 yıl geçti. Etki gücü Ortadoğu’ya yayılan 12 yaşında genç bir devrim yaşıyor adına Rojava denilen topraklarda. Derin yoksulluk, bitmeyen zulümle terbiye edilip cehenneme çevrilen Ortadoğu’da Rojava, bir özgürlük adası gibi duruyor.

Türk Faşizmi EURO 2024’te Sahaya İndi

İki yılda bir Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) tarafından organize edilen Avrupa Futbol Şampiyonası, bu yıl EURO 2024 olarak Almanya’da düzenlendi.

Kapitalist Toplumsal Bir Kırılma ve Yeniden Tarihi Yeni Bir Toplumsal Süreç

Kapitalist emperyalist sistem, önceki bunalım ve çelişmelerinden farklı olarak,, kendisinin taşıyamayacağı ve çözemeyeceği sistem içi   yapısal ekonomik ve siyasal çelişmeler ile karşı karşıya kaldığı bir sürecin içine girmiştir. Bir taraftan yeni emperyalist ülkelerin ortaya çıkışıyla (ki, bu; kapitalizmin ala bildiğine gelişmesi, genişlemesi, üretimin ve sermayenin alabildiğine temerküzü ve de mülksüzleştirenlerin mülksüzleştirilmesi sürecinin de ilerlediği anlamına gelir) kendini yeniden üretemez olan bir sürecin içine girmiştir.

Bunların neler olduğunu kısa olarak açalım:

Prof. Dr. Korkut Boratav CHP’den Sermaye Sınıfıyla Hesaplaşmasını İstiyor...

Marksist iktisat Profesörü Korkut Boratav, gazeteci İrfan Aktan’a verdiği mülakatta, sürece ilişkin gerçekten de çok değerli ve devrimci sol-sosyalist ve komünist politik öznelerce dikkate alınması gereken çok önemli siyasi ve iktisadi analizler yapıyor, saptamalarda bulunuyor. 

Örneğin kendisine sorulan şu soruya verdiği yanıtta olduğu gibi:

Yoksulların, alt sınıfların bu kadar derin bir kriz yaşadığı dönemde nasıl oluyor da ideolojik hegemonyayı yine de iktidar sağlayabiliyor ve buna karşı güçlü bir sol alternatif çıkmıyor?” (abç)

Yağma ve Talan Cumhuriyeti (Analiz)

Geçtiğimiz haftalarda Kayseri’deki pogrom girişimiyle başlayan ırkçı ve mülteci düşmanı saldırılar Antalya, Antep, Urfa, Hatay, Bursa, İstanbul gibi şehirlerde de kendisini göstererek göçmenlere ait işyerlerinin ve malların yağmalanmasına, yakılmasına ve çok sayıda göçmenin yaralanmasına, hatta Antalya’da göçmen bir gencin öldürülmesine neden olmuştur.

Bir çeşit günah keçisine dönüştürülen göçmenlere karşı yükselen bu dalga görünen o ki daha çok olaya ve şiddete gebe bir yerdedir.

Sayfalar