Salı Eylül 29, 2026

Delirmeye Az Kaldı Doktorum Nerede

Mahlukatlar içerisinde, kendisi gibisini, yaratabilecek tek canlı insanlardır. (Albert Ergün Einstein)

Ah.... çocuklar... ahh....

Memleketteki partilerin zayıflıklarını öne sürerek her türlü burjuva partileriyle bir araya gelenler....

İş dünya proletaryalarının burjuva renkleriyle bir araya gelmeye gelince....

Dünya proletarya partilerin zayıflıklarını öne sürerek bir araya gelmeyi ret etmekteler.

Ve bu insanlar örgütlüler biz proletaryalar örgütsüz.

Ve bu insanlar örgütlüler biz proletaryalar örgütsüz.

Ve tc’nin okul sıralarında olsa dahil...

Düzenli ordunun ve tbmm’nin siyasi kontrolu altına girmek istemeyen bir kısım kuvayi millicilerin kemalizme karşı neler söylediklerini ve ne gibi olumsuzluklar içerisine girdiklerini öğrenmediğimizi düşünen bu eternasyonalist karşıtı insanlar biz proletaryalara karşı her türlü politik saldırıları gerçekleştirebilmekteler.

Hatta daha da ileri giderek....

Aslında siyasetten uzak...

Aslında siyasetten de hiç uzak olmayan ve marksist bir eleştiriyle de kitleleri bir araya getirmenin güçlü araçlarından biri haline de getirilebilecek insanların bilimkurgu, fantastik, korku, gerilim romanlarına dahil saldırabilmekteler.

Ama artık....

Geçti bunlar geçti.

Korku duvarı aşıldı.

Ve artık kalemi elinize alın çocuklar kalemi.

Eternasyonalistçe.

Rojava’da yaşananların yaşanmasını biz istemedik.

Ama yaşandı.

Yaşadıktan sonra orta çıkan eternasyonalist tabur'da ne dünya maoist proletaryalarının ne de başka bir siyasi görüşlerin taburu...

Dünya proletaryalarının siyasi renklerinin taburu..

Ve bu haliyle de devam edip etmeyeceğine...

Kuvayi milliyecilik oynayıp oynuyamacaklarına...

Bırakın dünya proletaryalarının siyasi renklerinin bir araya geleceği eternasyonalizm karar versin... diyerek haykırın

Korkmadan, irkmeden...

Hoyratça, küstahça, fütursuzca...

Hatta.... biraz da daha ileri giderek...

Sanata kabaca yaklaşıp...

Sanatta... sadece toplumsal yasayışın (gerçekçiliğin) izlerini arayanlara...

Sanat... sadece toplumsal yasayışın izlerini vermez

Sanat...

Ayrıca mahlukatlar içerisinde kendisi gibisini yaratabilecek tek canlı olan insanın...

Yaratabilme kabiliyetinin toplumda, mekanda ve zamanda yol açabileceği her türlü değişikliklerin (kör etmenlerinde) izlerini verir diyerek haykırın...

Ve elinize de kalemi alın çocuklar kalemi.

İstediğiniz yazın.

İster bilim kurguyu....

İster de polisiye romanı

İsterse bambaşka şeyleri yazın.

Artık korku duvarı aşıldı çocuklar aşıldı.

Korkmadan yazın.

Ve artık...

Birileri de şu düğmeyi açıp kapamasa iyi.

Her seferinde dünyaya geldiğimde ışıkların gözlerimi almasında usandım..

Ve her seferinde dünyaya geldiğimde farklı farklı gelmekten de usandım.

Kiminde örgütlü kiminde örgütsüz kiminde patron kiminde işçi

En kötüsü kiminde de kadın.

Ula marks... ula marks...

(Yaklaşık olarak)

Öz değişmedikçe akılda da köklü değişiklikler, köklü kopuşlar olmaz dediğinden bu yana

Ve de...

İnsanlık, sınırları ortada kaldıran kapitalizmde kendini kurtarabilecek devrimleri gerçekleştiremediği sürece sınırları ortadan kaldıran kapitalizm yeniden ve yeniden sınırları inşa eder...

Dediğinden bu yana... da...

Bu kapitalizmin zaman döngüleri içerisinde kaçkez ve kaçkez dünyaya gelececeğime dahil çılgınca fikirler aklımda dolaşmakta.

8892

Farklılıkları ve Renkleri Tanımamak19. ve 20.Yüzyılın Siyaset Anlayışıdır-Dursun Ali Küçük

Yeni yıl vasıtasıyla Gürcistan cezaevinde tutsaklık koşullarında 2005 yılında yazdığım bu yazımı sizlere sunuyorum. Aynı zamanda kendi kendimle hesaplaştığım bir süreçti.

Bir Çatı Altında Toplanma - Hiciv -

Konumuz değil....
Başka zaman...
Yakında ...
Pek yakında ...
Çok yakın...
Çok çok yakın da....

Bir süredir bir çatı altında toplanma...

Çağrılarının yapılmadığını görüyorum.

Aslında bence  bir çatı altında toplanma...
Çağrıları yapmanın tam zamanı.

Diyaletiğin dansı! H. GÜRER

“Diyaletiği anlamak,değişim/dönüşüm ve hareketin sürekliliğini,karşıtların birliğini ve çatışmasını anlamaktır!”

Bir savaş suçu:Roboskî katliamı

“Anlamak hatırlamaktan çok daha önemlidir,her ne kadar anlamak için hatırlamak gerekse de.”[1]
Hani Erdoğan’ın, “Oturuyorlar kalkıyorlar Roboskî diyorlar! Orası Roboskî değil, Uludere Ortasu! Ama onlar da kaçakçılık yapıyorlardı, karıştırmış olamaz mı?” dediği yerde; “Gökten insan ve katır parçaları yağıyordu” diye özetliyordu “O” vahşeti; devlet katliamından sağ kurtulan dört kişiden biri olan Servet…[2]

Yer Roboskî’ydi; toplu -taammüden!- cinayetle katledilenlerse Kürt’tü!

Koca bir yılı geride bırakırken

Koca bir yılı geride bırakırken etraf toz-duman,siyaset te şeytani politikalar at başı gidiyor.Her yerde guzel bir yıllı geride bıraktığınızda n söz edilmektedir.

Sevgi’nin Üvey Ninesi

Evdeki abileri ise, ısrarla evlenmesini, başlarından def etmekti emelleri, onlara sanki bir ağırlık gibiydi kadersiz, yufka yürekli, kaybettiği gözü yüreğinde büyümüşcesine, bir melek kadar iyi olduğu halde, başlık bile almayacaklardı, ‘’Yeter ki evden gitsin!’’ istiyorlardı.

KDP’nin amacı nedir?

Kürt ulusal birliğine en fazla ihtiyaç duyulduğu böylesi bir dönemde KDP’nin KCK Eşbaşkanı Sayın Cemil Bayık ve HDP Eşbaşkanı Sayın Selahattin Demirtaş’a yönelik açıklaması, talihsiz olmadan da ötedir. KDP’nin yaptığı ne Kürt birliğine ne de mantığa hizmet eden bir saçmalıktır. Öyle ki, delilere mal edilemeyecek olan bu açıklama iyiden iyiye hesap edilerek yapılmıştır.

Kapitalizmi yıkıp geleceğimizi kazanmalıyız

Yüzyıllardır insanlığın yaşamını gaspetmiş olan kapitalizm, ne barışı ne de  refahı getirebildi.

Makinalaşma arttıkça üretim arttı, üretim artıkça, çalışanlar daha fazla yoksullaştı, mülksüzleştirilenler daha fazla işsiz kalmaya başladı.  Kapitalizm, kan deryası içinde doğdu ve kendi süreti gibi bir dünya yarattı.

HDP Merkez Yönetimine Açık Mektup

Yüksekova halkının aşağıdaki feryadı olmasa ve diken üstünde tuttuğunuz milyonlarca insanın gözü ve kulağı size kilitlenmese bu açık mektubu yazmazdım. Bana hiddetleneceğinizi biliyorum. Yanlışlıklara sessiz kalmak ruhunu satmak ve böcekleşmektir. Bu sınıf insanlardan biri olmak istemediğim için, halkın etrafında ördüğünüz sessizlik duvarına seslenmek istedim. 

Halkın Günlüğü’nün yolu: Demogoji, takıntı, idealizm ve revizyonizmde ısrar! Nürnberg Partizan

Halkın Günlüğü’nün 90. Sayısında Partizan Özel Sayı'sında MKP 3. Kongre'sine yönelik eleştirilere karşı “Dogmatizmde Israr Bismarc’ı Aratır” ve “Borsalar Meselesinde Anlamayan Ve Çarpıtan kim?” başlıklı birbirinin devamı olan iki yazı yayınlandı.

Faşizmden demokrasi dersleri ve aşılamayan korku! ÖZGÜR GELECEK

Devletin ve onun direksiyonundaki AKP’nin Kürt hareketiyle “barış ve müzakere” politikası “yeni evreye” girerken, buna paralel olarak zihniyet ve anlayışı bir türlü yeni evreye girememektedir.

Devlet bir yandan Abdullah Öcalan’ın hazırladığı müzakere taslağının olgunlaştırılmasına olanak sunup bunun üzerinden sürecin başlatılabileceği imajı yaratırken, diğer yandan ise Kürt hareketini atıllaştıracak ve mümkünse çürütmeye çalışacak ideolojik ve psikolojik saldırılar gerçekleştirmektedir.

Sayfalar