Dedikoducu Modacılar
Amann... sanki kendileri de proletaryalarda karşılık bulsalardı chp ve hdp'lilerde taban, oy (veyahut da boykotçu) almış olmayacaklardı.
Neysee...
Nerede kalmıştık.
Maltepe'de bir mayıs.
Yolun bir tarafında tip'liler bir tarafında hdp'liler.
Yolun sağına, soluna... gölgesine de sıkışmış... tip'çilerin giyimlerini kuşamlarını ... diğer kortejlerdeki insanlarla kıyaslayan benim gibi de dedikocu modacılar.
Bu keşmekeşliğin içerisinde de..
Tip'çilerin gözleri hdp'lilere... hdp'lilerinki de tip'çilere kayıyor.
Seçim barajı hatırlatması yaşayan tip'çiler, hdp'lilere sanki bir şeyler de söylemek istiyorcasına: "Yaşasın Halkların Kardeşliği" diye bağırıyor.
Hdp'lilerde yıllar yıllar sonra sanki sadece tip'çilere değil herkese ama herkese kendilerinin daha iyi sosyalist olduğunu hatırlatmak istiyorcasına "Yaşasın Sosyalizm" diye de haykırıyor.
Ve işin daha ilginci de sloganlar asıl kendilerinin daha iyi dost; daha iyi sosyalist olduğunu ispatlamak istercesine birbirleriyle yarışırlarken sanki birbirlerini de bastırmak, birbirinin seslerini de kimselere duyurtmak istemiyorcasına da yükseldikçe yükseliyor.
Eee... dile kolay yolun bir tarafında...
Mini etekleriyle, avrupayi islami yaşam tarzlarıyla sığınabildikleri tek kemalizm'le olsa da bir nebze, devrimciyim diye bilme korkularını...
Giyim kuşamı, yoldaşlığı, devrimciliği...
herşeyi ama herşeyi sahiplenmiş...
Yerli - yersiz istidbatçılara karşı...
Aşabilmiş....
Lümpen insanlar.
Yolun diğer tarafında da.....
Tabiki başlangıçtan beri böyle olacağı belliydi.
Taraflar birbirleriyle... tatlı tatlı... atışırlarken...
Perşembenin gelişi de çarşambadan belliydi.
Sonuçta bu insanlar devrimciyim diye bile korkularını kemalizm'i sahiplenmiş tip'çilerle bir nebze aşabilmiş olsalarda bu insanların devrimcilikleri aynı zamanda mustafa suhpileri kaltettikleri törpülenmiş devrimciliklerdi...Ve bu insanların törpülenmiş devrimciliği tip'çilere taban olmaya başlamadan önce dahil...
Kapitalizmin diyalektiği içerisinde ortaya çıkması gerekirken çıkmayan sosyal demokratlar nedeniyle chp ve hdp'ye taban ve oy olmuş devrimcilikti.
Ve şimdi chp ve hdp'nin gözleri önünde kendilerine taban ve oy olmuş bu insanlar kendileri gibi sosyalizmde daha az cefakarlık.... daha az eziyetlik... daha öz verilik... isteyen... başka bir partiye doğru geçişkenlik gerçekleştiriyordu.
Ehh... halde böyle olunca...
Proletaryalarda karşılık bulamadıkları için chp ve hdp'de taban ve oy almamış olanların rahat olmaları kadar doğal bir şeyde yok değil mi?
Ergün Aslan
Ergün Aslan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.
Son Haberler
Sayfalar
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Siyaseti, somut şartların somut tahlili sonucunda izlenecek yol ve yöntem olarak tanımlamak mümkün.Somut şartların somut tahlilini yapıyorsanız,yani olguya objektif bakma kaygınız varsa,günümüzün Kürdistanını tanımlarken kullanmanız gereken kavramlar Kürd uluslaşması ve ulusal birlik,ulusal kongre,ulusal ordu,ABD,AB,Rusya,Çin,BM,dış dinamikler,enerji ve petroldur.“Çözüm süreci” adı verilen TC’nin Kürdistan ulusal kurtuluş hareketini çözme,Kürd özgürlük hareketinin de “ava gideni avlama” projesinde yukarıdaki kavramlardan sözeden yok.Tedavüldeki kavramlar silahsızlanma,Türkiye partisi,halkla
IŞİD değil, Türkiye saldırdı!
Kobanê’de üç ay gibi uzun bir süredir Kürt halkının onur savaşı verdiği biliniyor. Halk hem onur, hem de namus olan kimlik ve topraklarıyla birlikte, elde etmiş olduğu kazanımlarına büyük bir irade ile sahip çıkıyor.
Bir Bölündü İki Oldu Ya da Tarihsel Tekrar
Abartmak ile kucumsemek kardestir...Her ikisi de isci sinifi mucadelesine zarar verir...Tum mesele dogada, siyasette, felsefede, toplumda, bireyde, herseyi oldugu gibi, objektif, eksi ve arti yanlariyla dengeli degerlendirebilmektir...
Cunku hersey, buna biz de dahil, her zaman kutbun iki yanini icinde tasir..
Dialektik bize her zaman birin ikiye bolundugu gercegini soyler; bu birin kaderidir, onun ic yapisinin, ic celiskilerinin kacinilmaz sonucudur..
Mandela halkına ihanet mi etti?
Tarihteki pek çok acı örnekten de bilindiği gibi, liderlerine körü körüne bağlanan ve onların her söz ve hareketine tanrısal anlamlar yükleyen halkların sonu kahredici bir hayal kırıklığı ve çoğunlukla da yıkımdır.
PKK’limisin?-Dursun Ali Küçük
1-PKK Bağımsız ve demokratik Kürdistan için yürüttüğü direnişle var oldu.
Teorinin Maddi Güç Olması
Çin’de kültür devrimi sırasında „Felsefe Bir Sır Değildir“ adlı bir broşür yayınlanmıştı. Burada, kitlelerin Mao’nun düşüncelerinin pratiğe uygulanışının birebir örneklerine yer verilmiştir. Özellikle kırsal alanda köylülerin bu düşünceler sayesinde üretimi nasıl geliştirdiklerinin ve sosyalizmin adım adım inşasının örnekleri verilir. Ve köylüler şöyle der:
TKP/ML: “Hindistan’da halkları kurtuluşa götürecek tek güç HKP(M)’dir”
Yoldaşlar,
Hindistan Komünist Partisi (Maoist)’in kuruluşunun 10. yılını TKP/ML olarak en içten devrimci duygularımızla selamlıyoruz.
Dersim Seferi Yine Hüsranla Bitecek!
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dersim’e gideceği, (çok zayıf bir olasılıkla da olsa ki, asla inandırıcı değil ) 1934 yılında yasayla ismi değiştirilen “Dersim” ismini geri vereceklerini ve Seyit Rıza ile yoldaşlarının mezar yerlerini açıklayacağı konuşuluyor..
İslami görünümlü faşist yapılanma: TC
“Yeni Türkiye”nin bir özelliği de uzun toplantılar yapılması oldu.Milli Güvenlik Kurulu'nun 10 saat 20 dakika süreyle tarihinin en uzun toplantısını yaptığı, Bakanlar Kurulu toplantısının 8.5 saat sürdüğü açıklanıyor. Ancak işin ilginci AKP'nin “yeni Türkiyesi”nde bu toplantıların uzun sürmesi de (artık iyice kanıksandığı üzere) bir propaganda malzemesi olarak sunuluyor! Gerçekte toplantıların bu kadar uzun sürmesi iktidar partisinin içinde bulunduğu sıkışmışlığın ürünü olmakla birlikte, “havuz medyası” bu durumu bir başarı hikayesi olarak sunuyor!