Cumartesi Ekim 3, 2026

Bölünmek için Birlesin


Bölünmek için Birlesin!

Bir Maoist hayati iki ucundan kavrar her zaman; Burjuvazi ve Proleterya ucundan. Birin iki oldugunu kavramamis bir kafa Marksist bir kafa degildir.
Komunist partiler icin Demokratik-Merkeziyetcilikin tek bir anlami vardir; Demokrasi KP lerde Burjuvaziyi temsil eder; Merkeziyetcilik Proleteryayi temsil eder....

Sinif mucadelesinin o somut anin durumuna gore biz komunistler kimi zaman Demokrasiyi one aliriz; kimi zaman Merkeziyetciligi one aliriz...Hangisinin onde olacagi tamamen sinif mucadelesinin o anki somut pratigine baglidir.

Bir Maocu kafa her zaman soyle calisir; tum farkli fikirlere-oportunizme Demokrasi kapisini ac; burjuva fikirleri de Proleteryanin Merkeziyetci disiplinine tabi kil; bir aray getir; topla.Burjuvaziyi Sosyalizm Programinin uyugulanmasi pratigine tabi kil.

Farkili fikirler,sapmalar halinde gezen oportunuzm=Burjuvazi, Proleteryanin Merkezi disiplininden cikip, KP nin Proleter yani Merkeziyetciligi yikma eylemine mi girdi ? Pratik Burjuvazi haline mi geldi?; hic dusunme Cizgileri bol!

Cizgimiz hep budur sinif mucadelesi pratiginde; BIR ARAYA GETIR, YONET,PROLETERYANIN DISIPLINI ICINE AL....Bu dunyayi degistirme eyleminden vaz mi gectiler; Program ve tuzuk karsiti yikici eylem mi orgutlemeye basladilar?,Teshir et revizyonizmin bu bicimini ve TEKRAR PARCALA....Yeni oportunizmin -burjuvazinin-revizyonizmin yeni cehresini bekle...Simdi onlar gelecekler!..Komunizme kadar Burjuvazi surekli degisik cehreler altinda hep yanimizda olacaktir; bize ragmen!...Sosyalizm sinifsiz toplum degildir; Sosyalizm yeni sinifli toplumdur...Komunizme kadar bu bilincle ilerle.

Topla,parcala,yeniden topla,yeniden parcala; ama toplumu/sinif mucadelesini hep ileri gotur! Sinif mucadelesine dayan.Uzlasmanin catisma kismini goz ardi etme. Isci bilincini ileri tasi.


KP tuzuk ve programi komunizmdir..Bu tuzuk ve disiplin dogrultusunda calisan tum burjuva fikirler, proleteryaya tabi kilinmis burjuvaziyi isaret eder..Burda sorun kimin kimi yonettigi,kimin kime tabi oldugudur..Mutlak birlik idealizmdir...Mutlak ayrilik da idealizmdir...Tek dogru sinif mucadelesinin o somut aninda proleteryaya hizmet eden dogrudur...Ne Demokrasiyi abartir,hep onu one aliriz..ne de Merkeziyetciligi abartir, hep onu one aliriz...Bizi ileri goturen birlikler burjuva fikirlelerle birlikte de olsa ilericiliktir; proleteryayi geri goturen birlikler burjuvazisizde olsa gericiliktir..Bunun tersi; demokrasi ve merkeziyetcilik sorununda; sag ve sol oportunist fikirlerdir. 

Amac batakligi kurutmaktir. Iscileri Reviyonist fikirlere karsi egitmektir.Lenin 'oportunizm tarihsel surecin toplumsal urundur'' der. Bu ne demektir?..Ooportunizm tek tek kislerin urunu ve icadi degildir...Oportunizm;  ornegin Trockide,Enver Hocada, Kruscevde, Deng Ciao Pengte, Cu En Layda, Titoda, bugun Prachanda da, Zizek te, Althuserde, Fikret Baskaya da vs sadece bir akimin, bir toplumsal temelin, bir sosyolojik egilimin bu kisilerde billurlasmasidir..Trocki bir sonuctur..Buharin bir sonuctur...Bunlar sivrisineklerdir...MESELE BATAKLIKTA...Batakligi esas alir bir Marksist, sivrisinekleri degil....Tek tek Revizyonistleri tasfiye et dur;..sinekleri tek tek avla..Boyle birakin dunyayi degistirmeyi dostlar, bu kafa ile sivrisinek sorunu dahi colulemez...

 


Celismeler ,toplumlarin bir asamasina kadar  ortadan kalkmaz;ancak yeni toplumsal kosullar altinda, yeni celiskiler olarak devam ederler; burjuvazi proleterya celismesi, Komunizme kadar her zaman yeni bicimler altinda devam eder...Proleterya varsa, Burjuvazi de vardir; Gizlenmis Burjuva fikirler olarak vardir...Bu karsitlarin birligidir. Ama tum birlikler catismali birliklerdir...Karsitlarin Birligi yasamin varlik nedeni; Karsitlarin Savasi ise onun tek gercegidir...Celiskini tek tarafinin ortadan kalkmasi fikri idealizmdir..Proleterya yasiyacak, ama Burjuvazi olmayacak...Bu ne sinif mucadelesinin, ne de doganin yasalarini kavramamaktir...Celiskinin bitmesi, hayatin bitmesidir...Proleterya varsa Bujuvazide vardir..


Tum halki sovyetlerde kendi kurumlarinda bir araya getirecegiz ve Mensevizme karsi -sinif mucadelesine tabi kilinmis bir ideolojik savas verecegiz ...Dikkat edin ,bu savasin daha temelidir,baslangicidir.Birlesmek Iyidir slogani atacagiz....Sonra sinif mucadelesinin bir asamasinda Mensevizm ile bolunecegiz...O zaman; Bolunmek Iyidir slogani atacagiz. Hareketi daha ileri birlik seviyesinde yeniden kurgulayip, Bolsevizm siyasetine gececegiz...Bu sarmali surekli tekrar edecegiz...Bolsevik Partinin nasil dogdugu surecini kavramayan bir kafa, sadece bir sonuc olarak Bolsevik Partiyi kavramis bir kafadir..Surecleri anlayamayanlar, sonuclari sadece kopye edebilirler. Tum bir Rus Devriminin ozeti budur.

 

Amacimiz her bireyi bir Komunist Partisi yapmak ve saflasmalari netlestirmek olmali; Burjuvaziden-sistemden mi yanasin; yoksa Proleteryadan-devrimden mi yanasin..Orta yolu ortdan kaldirmayi anliyorum ben ikiye bolunmekten..

Bu biz isciler icin iyidir;sistem icin kotudur arkadaslar...Bolunmekten korkmayalim..Kimileri cok sonra katilacaktir,kimileri asla katilmayacak,karsi-devrime gececektir..herkesi kazanmak politikasi,hic birseyi kazanmamak politikasidir...Bolunelim!

Bugun Sloganimiz ;Sovyetleri Insaa Et Sloganidi

Birlik-Elestiri-Daha Ileri Seviyede Birlik!

Birleserek Bolun, Bolunerek Birles!

Bir Ikidir!

 

http://dino-ibrahim.blogspot.nl/

107410

Ölümün nefesi! H.Gürer

Gerçek, görülmez ellerin çektiği gizemli tüllerle, saklı tutuldu uzun dönemler insanlardan! Gerçeği göremeyen insanlık, panayır kalabalığında şaşkına döndü, kendi aklının sokaklarında kayboldu, yolunu bulamadı. Kimi zaman karanlığın tülü yırtıldı, yolunu kaybedenler yönünü ‘kısmen’de olsa buldu. Aydınlık, karanlığın zalim ve kuralsız arenasında kavgaya tutuştu. Ve karanlık, belki zamanı büktü, onu yavaşlattı! Ama gerçeklerin inatçı ışıltısını kendi dipsizliğinde hapsedemeyeceğini anladı! Bu kez insanlığa, kısa aralıklı yüksek tonajlı ışıklar tutuldu.

39 yıl önce Gayrettepe işkencehanesi…..

Otuzdokuz yıl önce bugün İstanbul gayrettepe işkencehanesinden çıkarıldık.17 Ocak yakalanma tarihi hesaba katılırsa yirmibir günlük işkence faslının sonucunda resimde gördüğünüz oluşan tahribatın yanlızca görünen bir yüzü… İşkence gören binlerce,onbinlerce insandan biriyim.Benimle birlikte yakalanan yoldaşlarımda benzeri işkencelere maaruz kaldılar.12 mart faşizminin hakim ve savcılarından NACİ GÜR VE TAYLAN ERİMER ve onların emrindeki işkence ekibi, Şükrü Balcı,Uğur Gür,Celal Demirtaş, Mete Altan Ve Muhsin Bodur bizlere anlatılamayacak ,akla hayele aykırı sadıştçe işkenceler yaptılar.

Ermeni – Zaza/Alevi/Kızılbaş İlişkilerinde Tarihsel Bir Perspektif*Sait Çetinoğlu

Ermenilerin diğer Osmanlı toplumlarıyla ilişkileri 

Ermenilerin diğer Osmanlı toplumlarıyla olan ilişkileri aslında  nüfus kayıtlarıyla tapu kayıtlarının karşılaştırılmasıyla çok net olarak ortaya çıkacaktır[i].

Bu karşılaştırma aynı zamanda Ermenilerin kurtarılma hikayelerinin de aynası olacaktır.[ii]

Bu durum, Ermeni Soykırımının yüz yıllık karanlığa gömülmesinin yanında, Pontos, Helen ve Asuri – Süryani soykırımlarından tarihsel coğrafyalarında yüz yıldır söz edilmemesi ve inkar edilmesinin anahtar unsurudur.

Seçimlerde ne yapılmalı?

Önümüzdeki Haziran’da ülkemizde bir genel seçim var. Daha şimdiden seçim çalışmaları başladı. Özellikle burjuva partileri ve iktidarı elinde tutan AKP açısından bu seçimin önemi çok açık. AKP açısından bu seçimin önemi; tek parti diktatörlüğünü ve bununda üstünde tek kişi diktatörlüğünü garanti altına alabilmek ve bunu yasal bir zemine otutturmaktır. Aslında, AKP ve Erdoğan, yasal zeminden çok, diğer muhalif kesimlerin seslerini bütünüyle kısmak ve faşist diktatörlüğünü meşrulaştırmaktır.

Seçim, baraj ve başarı koşulları!

 

Örgütlü ve militan mücadelenin karşısına dikilmeye çalışılan seçim, baraj ve başarı koşulları!

Haziran seçimleri yaklaşırken en popüler ve hiç kuşku yok ki temel tartışmalardan birisi HDP’nin seçimlere parti olarak mı yoksa bağımsız adaylarla mı gideceği? Bu tartışma özellikle medyada ve egemen sınıflar arasında yoğun bir manipülasyon ve “samimi” uyarılar eşliğinde sürdürülmektedir.

Israil ve Türkiye'nin kurulus gerekçeleri arasinda bir fark yoktur:Ileri karakol:Sait Çetinoğlu:

Türkiye “Cumhuriyeti”nin kuruluşu, Kolonyalizmin/Emperyalizmin,  Sosyalizme karşı bir tampon  oluşturulma  ihtiyacına denk  gelir.

Türkiye’nin dış politikasını anlayabilmek için 1919 yılı Kasım ayındaki gelişmelere bakılmalıdır. Bu tarih Britanya’nın Kafkasya’da Kızıl Ordu’ya yenilmesi dengeleri  altüst ederek, Sovyetler ile Osmanlıyı  işgal eden Britanya komşu olmasıyla sonuçlanmıştır.

353 bin Pontoslu Rumun vebali boynunuzadir:Tamer Çilingir

 

Yüzyıl önce Karadeniz’i (Pontos) kana bulayan İttihatçı ve ardılı Kemalist iktidarlar, 353 bin Rum’u katlederek insanlık tarihinin utanç sayfalarında yerlerini aldılar.

Eğilip bükülmeyen bir yaşam:Orhan Kemal

 

“Ne haz, ne ün, ne de güç. Özgürlük, yalnızca özgürlük.”[1]

“Babam 1938-1940 arasında hapisteyken Adana’daki evimiz taşlanmıştı,” diyen oğlu Işık Öğütçü ekler: “Ne güzel ki şimdi alkışlıyorlar Orhan Kemal’i…”

Kobanê’den devrim şehitleri için açıklama

Kobanê’de bulunan Türkiye Komünist Partisi (TKP/ML) Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) savaşçıları Devrim ve Komünizm Şehitlerini Anma Haftası dolayısıyla bir açıklama yaptılar. Savaşçıların yaptığı “Gökyüzünün bütün renklerini taşıyan halkımıza” başlıklı açıklamayı güncelliğinden dolayı yayımlıyoruz

Gökyüzünün bütün renklerini taşıyan halkımıza,

“Meral’den Sibel’e kadın devrimi sürüyor” Münevver İltemur

 

Bugün 25 Ocak. Bundan tam 42 yıl önce ’71 Devrimci Hareketin ilk kadın şehidini verdiği gündür. Meral Yakar yoldaşımızın 22 Ocak 1973 günü Ümraniye’deki örgüt üssünde yoldaşının temizlediği silahından çıkan kaza kurşunuyla yaralandığı ve yoldaşı tarafından götürüldüğü Numune Hastanesi’nde üç gün komada kaldıktan sonra ölümsüzleştiği gün.

Çiftetelli - Sami Özbil

Milyonlar Kobanê zaferinin haklı mutluluğu içinde. Aynı zafer halaylarında milyonlarca yürek kardeşleşti, yoldaşlaştı, birbirini yeniden bu kez Kobanê devriminin zaferinin ışığında tanıdı.

Devrim ve zafer artık bir hakikat. Kobanê zaferi ufuk tazeliyor. En başta Kobanê şehitlerimize borçlu olduğumuz zafer, Kürdistan devrimini kategorik olarak ve asla bastırılamayacak biçimde bütün dünyanın gündemine getirdi.

Sayfalar