Bölünmek için Birlesin
Bölünmek için Birlesin!
Bir Maoist hayati iki ucundan kavrar her zaman; Burjuvazi ve Proleterya ucundan. Birin iki oldugunu kavramamis bir kafa Marksist bir kafa degildir.
Komunist partiler icin Demokratik-Merkeziyetcilikin tek bir anlami vardir; Demokrasi KP lerde Burjuvaziyi temsil eder; Merkeziyetcilik Proleteryayi temsil eder....
Sinif mucadelesinin o somut anin durumuna gore biz komunistler kimi zaman Demokrasiyi one aliriz; kimi zaman Merkeziyetciligi one aliriz...Hangisinin onde olacagi tamamen sinif mucadelesinin o anki somut pratigine baglidir.
Bir Maocu kafa her zaman soyle calisir; tum farkli fikirlere-oportunizme Demokrasi kapisini ac; burjuva fikirleri de Proleteryanin Merkeziyetci disiplinine tabi kil; bir aray getir; topla.Burjuvaziyi Sosyalizm Programinin uyugulanmasi pratigine tabi kil.
Farkili fikirler,sapmalar halinde gezen oportunuzm=Burjuvazi, Proleteryanin Merkezi disiplininden cikip, KP nin Proleter yani Merkeziyetciligi yikma eylemine mi girdi ? Pratik Burjuvazi haline mi geldi?; hic dusunme Cizgileri bol!
Cizgimiz hep budur sinif mucadelesi pratiginde; BIR ARAYA GETIR, YONET,PROLETERYANIN DISIPLINI ICINE AL....Bu dunyayi degistirme eyleminden vaz mi gectiler; Program ve tuzuk karsiti yikici eylem mi orgutlemeye basladilar?,Teshir et revizyonizmin bu bicimini ve TEKRAR PARCALA....Yeni oportunizmin -burjuvazinin-revizyonizmin yeni cehresini bekle...Simdi onlar gelecekler!..Komunizme kadar Burjuvazi surekli degisik cehreler altinda hep yanimizda olacaktir; bize ragmen!...Sosyalizm sinifsiz toplum degildir; Sosyalizm yeni sinifli toplumdur...Komunizme kadar bu bilincle ilerle.
Topla,parcala,yeniden topla,yeniden parcala; ama toplumu/sinif mucadelesini hep ileri gotur! Sinif mucadelesine dayan.Uzlasmanin catisma kismini goz ardi etme. Isci bilincini ileri tasi.
KP tuzuk ve programi komunizmdir..Bu tuzuk ve disiplin dogrultusunda calisan tum burjuva fikirler, proleteryaya tabi kilinmis burjuvaziyi isaret eder..Burda sorun kimin kimi yonettigi,kimin kime tabi oldugudur..Mutlak birlik idealizmdir...Mutlak ayrilik da idealizmdir...Tek dogru sinif mucadelesinin o somut aninda proleteryaya hizmet eden dogrudur...Ne Demokrasiyi abartir,hep onu one aliriz..ne de Merkeziyetciligi abartir, hep onu one aliriz...Bizi ileri goturen birlikler burjuva fikirlelerle birlikte de olsa ilericiliktir; proleteryayi geri goturen birlikler burjuvazisizde olsa gericiliktir..Bunun tersi; demokrasi ve merkeziyetcilik sorununda; sag ve sol oportunist fikirlerdir.
Amac batakligi kurutmaktir. Iscileri Reviyonist fikirlere karsi egitmektir.Lenin 'oportunizm tarihsel surecin toplumsal urundur'' der. Bu ne demektir?..Ooportunizm tek tek kislerin urunu ve icadi degildir...Oportunizm; ornegin Trockide,Enver Hocada, Kruscevde, Deng Ciao Pengte, Cu En Layda, Titoda, bugun Prachanda da, Zizek te, Althuserde, Fikret Baskaya da vs sadece bir akimin, bir toplumsal temelin, bir sosyolojik egilimin bu kisilerde billurlasmasidir..Trocki bir sonuctur..Buharin bir sonuctur...Bunlar sivrisineklerdir...MESELE BATAKLIKTA...Batakligi esas alir bir Marksist, sivrisinekleri degil....Tek tek Revizyonistleri tasfiye et dur;..sinekleri tek tek avla..Boyle birakin dunyayi degistirmeyi dostlar, bu kafa ile sivrisinek sorunu dahi colulemez...
Celismeler ,toplumlarin bir asamasina kadar ortadan kalkmaz;ancak yeni toplumsal kosullar altinda, yeni celiskiler olarak devam ederler; burjuvazi proleterya celismesi, Komunizme kadar her zaman yeni bicimler altinda devam eder...Proleterya varsa, Burjuvazi de vardir; Gizlenmis Burjuva fikirler olarak vardir...Bu karsitlarin birligidir. Ama tum birlikler catismali birliklerdir...Karsitlarin Birligi yasamin varlik nedeni; Karsitlarin Savasi ise onun tek gercegidir...Celiskini tek tarafinin ortadan kalkmasi fikri idealizmdir..Proleterya yasiyacak, ama Burjuvazi olmayacak...Bu ne sinif mucadelesinin, ne de doganin yasalarini kavramamaktir...Celiskinin bitmesi, hayatin bitmesidir...Proleterya varsa Bujuvazide vardir..
Tum halki sovyetlerde kendi kurumlarinda bir araya getirecegiz ve Mensevizme karsi -sinif mucadelesine tabi kilinmis bir ideolojik savas verecegiz ...Dikkat edin ,bu savasin daha temelidir,baslangicidir.Birlesmek Iyidir slogani atacagiz....Sonra sinif mucadelesinin bir asamasinda Mensevizm ile bolunecegiz...O zaman; Bolunmek Iyidir slogani atacagiz. Hareketi daha ileri birlik seviyesinde yeniden kurgulayip, Bolsevizm siyasetine gececegiz...Bu sarmali surekli tekrar edecegiz...Bolsevik Partinin nasil dogdugu surecini kavramayan bir kafa, sadece bir sonuc olarak Bolsevik Partiyi kavramis bir kafadir..Surecleri anlayamayanlar, sonuclari sadece kopye edebilirler. Tum bir Rus Devriminin ozeti budur.
Amacimiz her bireyi bir Komunist Partisi yapmak ve saflasmalari netlestirmek olmali; Burjuvaziden-sistemden mi yanasin; yoksa Proleteryadan-devrimden mi yanasin..Orta yolu ortdan kaldirmayi anliyorum ben ikiye bolunmekten..
Bu biz isciler icin iyidir;sistem icin kotudur arkadaslar...Bolunmekten korkmayalim..Kimileri cok sonra katilacaktir,kimileri asla katilmayacak,karsi-devrime gececektir..herkesi kazanmak politikasi,hic birseyi kazanmamak politikasidir...Bolunelim!
Bugun Sloganimiz ;Sovyetleri Insaa Et Sloganidi
Birlik-Elestiri-Daha Ileri Seviyede Birlik!
Birleserek Bolun, Bolunerek Birles!
Bir Ikidir!
Son Haberler
Savaşmayan kirlenir
Savaşmayan kirlenir. Bugün yaşanan olumsuzlukların ve başarısızlıkların, küçülme ve gerilemelerin, kitlelerden kopmanın önemli bir yerinde yeterince savaşamamak, bir örgüt olarak bir bütün savaşamamak vardır. Özneleri ve zamanları değişen ancak sayısız pratik sonuçlarıyla değişmeyen sürekli bir şekilde kendini tekrar eden dar pratiklerin temelinde burjuva ideolojisiyle uzlaşmak, onun çeşitli düzeylerdeki etkisinden kurtulamamak vardır.
TKP/ML - GYDK ;Anayasa değişikliği referandumuyla tasarlanan tam kapsamlı kuşatma ve ezme tuzağını "HAYIR"oyunla boz,faşist ablukayı dağıt!
Anayasa değişikliği referandumuyla tasarlanan tam kapsamlı kuşatma ve ezme tuzağını "HAYIR"oyunla boz,faşist ablukayı dağıt!
Önümüzdeki Nisan ayında anayasa değişikliği için referandum yapılacaktır. Toplumun tüm kesimleri anayasa referandumunda, pratik politikanın konusu olan bu sorunda tavırlarını ortaya koyacaklardır.
Bu bakımdan bu güncel ve son derece önemli olan sorunda ne düşündüğümüzü, biz de ana çizgileriyle ortaya koymak istiyoruz. Bilinir ki bu konuda birkaç seçenek var. Biri boykot, diğeri hayır ve üçüncüsü ise evettir.
Kıss... Kıss... Ayeste... Ayeste...
Biz sıradan proletaryaların özgürce üretebilmesi için daha çok şeyler yapması gerekir değil mi ?
Hani nerede bahis ettikleri; etiklik, ahlakılık... kurallar, disiplin, sadakat...
Üzenlere üzülmeyecem... üzenlere üzülmeyecem... üzenlere üzülmeyecem....
Çal kemancı.
Ali' de gitse, Veli' de gelse bizler için hiç bir şey değişmeyecek.
Yirmisinde yoldaş, kırkında gardaş, altmışında kankiiii.…
Bireyin zaaflarını ortaya çıkaran nedenlerle değilde bireyin zaaflarıyla yola çıkmak kime ne kazandırmıştır ki kanki ?
Anomali! [1] – H. Gürer
M.Ö filozoflarından Aristo’nun geliştirdiği klasik mantık, doğru ya da yanlış sonuçlar doğuran siyah-beyaz meselelere odaklanır. Oysa gerçek hayattaysa, kafa patlattığımız şeylerin çoğu grinin tonlarını taşır! Bu yüzden Aristo’nun M.Ö geliştirdiği klasik mantık ile günümüz gelişmelerine bakmaya kalkarsak yanılırız. Neden? Çünkü siyah ile beyaz renklerinin ara tonlarını gör(e)meyiz. Hiç bir şey siyah-beyaz kadar kesin ve net değildir. Hele siyasette, asla!
Katledilişinin 44.yılında komünist Önder İbrahim Kaypakkaya'yı anıyoruz!
Katledilişinin 44. yılında Komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşı anmak için düzenleyeceğimiz geceye siz emekçileri, devrimcileri, yurtsever ve yoldaşlarımızı katılmaya çağırıyoruz.
Türkiye proletaryasının komünist önderi İbrahim Kaypakaya yoldaşın Diyarbakır işkencehanelerinde katledilişinin 44. Yılındayız.
Fırat havzasında Ermeni kıyımları
Beş yıldan bu yana Suriye'de devam eden savaşta insanoğlu II.Dünya savaşından sonra ekonomik ve sosyal yıkımların en ağırlarına tanıklık etmektedir.Henüz gelinen aşamada görüşmeler ülkeninasli unsurlarının olmadığı,istenmediği ortamda yapılması çözümün ne kadar gerçekçi olacağı ayrıbir sorun olarak kendini gösteriyor.Arap,kürt ve mazlum halkların kaderi ve geleceği emperyalisthaydutların alacağı kararlara bağlanmış savaşın sona ermesini beklemektedir.Bugüne kadar savaşın bilançosu çok ağır olmuş daha da artmaktadır.Nerdeyse nufusun yarısı yerlerini değiştirmiş,beş-yüzbin insan hayatını kayb
Başkanlık sisteminin düşündürdükleri...
“Toplumun ve devlet iktidarının toplumsal yapısı, onları kavramaksızın toplumsal faaliyetin herhangi bir alanında tek bir adımın bile atılamayacağı değişikliklerle karakterizedir.
"Uyuşturucu Hazır Taslaklar" ve Devrimci Eğitim…
Yaşadığımız coğrafyanın sosyal, siyasal ve ekonomik çelişkileri ezilenlerin dünyasını dev bir bataklığa döndürürken, fabrikalarda işlenen, madenlerden sökülen ve günden güne biriken emekçi sınıfların ve ezilen ulusların mücadelesi, heybesinde önemli ve kritik bir sorunlar yığınını da barındırmaktadır.
TKP/ML’ye bağlı komiteler ve Komsomol’dan “hizip” tartışmasına karşı ortak açıklama:
Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist (TKP/ML)’ye bağlı Ortadoğu Bölge Komitesi, Türkiye Marksist Leninist Gençlik Birliği (TMLGB), Kadın Komitesi, Enternasyonal Büro, Geçici Yurt Dışı Komitesi (GYDK), … Komitesi “Kamuoyuna Zorunlu Açıklama” başlığıyla ortak bir açıklama yayınladı.
Devrim Kapıyı Farklı Çalabilir
Seslenebileceğim örgütsüz proletaryalardan başka kimsem yok.
Bu günkü yaşadıklarımız dün kitleleri seferber edemememizin sonucu.
Tezat bir ilişki yaşanıyor abd' yle ( ingiltere, almanya... dahil ) halklar arasında.
Bir yandan abd halklar üzerinde faşist kararlara imza atıp mağduriyetlerin, tepkilerin sayısını artırırken diğer bir yandan da aşırı solcu savaşçılarca desteklendiğini bildiği ulusalcılarla da uyum, barış içerisinde.
Normal de abd' den aşırı solcu savaşçılarca desteklenen bir hareketi terörist ilan edip savaş açması beklenir.
Kaypakkaya geleneğinin yüz akı, “genç” “asker”: Hasan Bayrak
Bir anneyi düşünün. Oğlunu arıyor…
Oğlu devrimci, oğlu Kaypakkaya’nın yoldaşı…
Gözaltına alınmış birkaç zaman önce, ama haber yok. Kapı kapı geziyor. 12 Eylül Askeri Faşist Cuntası’nın karanlık günlerinin korku duvarları kâr etmiyor, annenin oğlunu cesurca aramasına…
Sonra…
Bir morga götürüyor ve önüne bir cenaze veriyorlar. “Al, bu oğlun” diyorlar. Sımsıkı sarılıyor oğluna… Ama o an, kalbinin zayıf da olsa attığını ve teninin sıcaklığını fark ediyor.