Perşembe Eylül 10, 2026

Bir Saloko Lazım -dı

Yüreğim  sızlıyor.

Sonunda Demirtaş etniksel hareket etmeyen proletarya köylüyle tanıştı.

Herkes Demirtaş' ın nasıl yapması gerektiğini yazıyor çiziyor.

Kimine göre sokağı terk etmemeli.

Kimine göre de muhalefette kalmalı.

Ama bu birazda acımasızlık değil mi ?

Hatta kolaycılığa kaçmak.

Söylediklerimizin içerisinde biz neredeyiz ?

Daha doğrusu söylediklerimizi etniksel temellerle hareket etmeyi önceliği haline getirmiş insanlarda beklemek ne kadar doğru ?

Aslanın.... koçum... yiğidim

Damdaki karı da sıyıracak....  bahçemde de  çalışılacak.

Tanıdık geldi mi tüm bunlar sizlere ?

Her halde aynı kapta çok su içtik... üzüm üzüme baka baka çok karardı.

Yüreğim sızlıyor.

Sanki  kürtler de beklediklerimiz tüm bunlar aslında sınıfsal orijinli insanların /partilerin/  görevi değilmiş gibi söylememiz.

Herkes kürtlerin yapması gerekeni söylüyor. 

Hatta hiç kimsede hdp nin başarısının bizimde başarısızlığımızın göstergesi olduğunu düşünmüyor.

Kimileri bunları bile görmüyor.

Seçimlere kendi başına katılmışlar bile kendi başarısızlıklarını sorgulamak için izdivaya çekileceklerine kürtlerin seçim sonrası izleyecekleri yol arayışlarına acımasızca saldırmayı yeğliyor.

Peki hiç kimsenin böyle şeyler söylemeye hakkı var mı?

Hele ki  halkları savaşa sürükleyebilecek koalisyonların kurulması ihtimali karşısında hdp nin  ilkelerini kabul eden partiyle koalisyon kurmasını istememek gibi bir hakkı ?

Yüreğim sızlıyor olsa bile.....

Yok.


 

    
54859