Cumartesi Eylül 26, 2026

Bİr Partizan Asla Ölmez !

Vive la solidarite Enternasyonal , ( Yaşasın Enternasyonal devrimci Dayanışma ) sloganının gerçeklik kazandığı Rojava topraklarından özgürlük savaşçıları ile Enternasyonalist devrimcilerin her geçen gün gelen şehadet haberleri ile sarsılıyoruz.Lorenzo Orsetti’yi henüz son yolculuğuna uğurlarken kaybettiğimiz Alman Enternasyonalist savaşçı Sarah Handelmann ( Sara Dorşin ) Türk devleti’nin kanlı hava saldırılarında şehit düştü.Her bir karış toprak parçasında,özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde bugüne kadar kaybettiğimiz 11 000 şehit, onbinlerce gazilerden oluşan Arap,Kürt,Alman,İngiliz,Fransız Ermeni,ispanyol ve İtalyan devrimcilerinin kanları vardır.

Hele hele kendi ülkesinin Özgürlük ve Bağımsızlık mücadelesini bir başka ülkede dayanışma içerisinde faşizme,emperyalizme ve işgale karşı mücadelede şehit düşmek ayrıca çok derin anlam ve önem taşımaktadır.Ulaşılması en yüce mertebedir.Arjantin’li devrimci Ernesto Che Guevera Küba devriminden sonra yine bir başka ülkede Bolvya’da mücadele ederken Amerikan kontraları tarafından infaz edildi.İsviçre’nin Zürih şehrinden Partizan mücadelesine gelip katılarak Dersim’de şehit düşen,Dersim’in kızıl gülü Barbara Anna Kistler halkımızın gönlünde taht kurmuştur.Misak Manuşyan bugün savaşın bütün acımasızlığı ile devam ettiği Suriye,Lübnan’da çocukluğunda soykırımın en barbarlığına tanıklık etti.Annesi ve tüm ailesini kaybetti.Yetim kaldı.Ama Fransa’nın Nazi işgaline karşı mücadelesinde, direniş örgütlenmesinde efsaneleşti.FKP saflarında mücadele ederek,Fransa için kurşuna dizildi.

18 mart 2019 tarihinde Dera Zor ‘ un Baxoz köyünün özgürleştirme hamlesinde kaybettiğimiz Enternasyonal savaşçı Lorenzo Orsetti ( Tekoşer Biling ) yoldaş işte bu geleneğin son mohekanıdır.Kaypakkaya geleneğinin Enternasyonal devrimci savaşçılarından İsviçreli Barbara Anna Kistler ile başlayan Nubar Ozanyan ile devam eden son olarak Lorenzo yoldaş ile süren güçlü geleneğimiz kendini Rojava topraklarında Kürt özgürlük mücadelesinde,Kürt halkının en zor gününde saflarında yerini alarak ,gerek içerden gelen kuşatma gerek dışarıdan gelen düşman saldırılarına rağmen hangi cephede yer alacağını belirlemiş oldu.

Enternasyonal savaşçı olarak 2017 yılında Rojava’ya gelerek silahlı direnişe katılan Lorenzo bir süre Enternasyonal taburlarda savaşa katıldıktan sonra bir gurup savaşçıyla birlikte kaypakkayacıların sevgili dostu oldu .İtalyan iç savaşında Partizan’ların faşizme karşı mücadelesini kendine örnek alarak bugün TC ve destekli İşid çetelerine karşı savaşmanın gerekli olduğunun bilinciyle hareket ederek Rojava Kürdistan’ına gitmeye karar verdi.İtalyan halkının yiğit evladı İtalyan Partizan direnişini kendine rehber aldı.

Erdoğan’ın sonu da Mussolini’den farklı olmayacak !

1922 yılında İtalya’da iktidara gelen faşist Ulusal partisi ,yönetimi kontrol altına aldıktan sonra,komünistlere,işçi ve köylülerin sendikal örgütlenmelerine tüm basını kontrol altına alarak halka karşı baskı uygulamaya koyuldu.Kendine uygun örgütlenmeler oluşturarak tüm toplum düzenini kontrol altına aldı.Yüzlerce binlerce komünist ve muhalifler tutuklanarak cezaevlerine dolduruldu.faşist Mussoli’ni bununla kalmayıp İspanya iç savaşında partizan direnişini bastırmak için Franco’ya destek olarak asker gönderdi.Yahudi halkına karşı baskı ve terör inanılmaz boyutlara ulaştı.

Faşist diktatörlüğe karşı her cephede örgütlenerek karşı çıkan komünistler,ilericiler Mussolini hükümetini alaşağı etse de imdadına Nazi’ler yetişerek Mussoli’niyi yeniden iktidara taşıdılar.Başta komünistlerin önderliğinde başlayan Partizan direnişi karşısında yıkıma uğrayan Mussoli’ni çareyi kaçmakta buldu.28 Nisan 1945 ‘ de Almanya’ya kaçarken Partizan’lar tarafından yakalandı.Serbest bırakılması için üzerinde bulunan tonlarca altını vererek kurtulacağını zannetti.Ama Partizan’ların akibetinden kurtulamadı.Ayaklarından asıldı.

İnsanlık ve ezilen halkların düşmanı olan faşizme karşı geçmişte verilen şanlı mücadele gibi bugün de Erdoğan ve çetelerine karşı suçları sadece kendi özgür vatan topraklarını savunmak olan Kürt özgürlük hareketi yürütmüş olduğu haklı meşru aynı zamanda dünya halkları nezdinde sempati ile karşılanması birçok Enternasyonal savaşçıyı Rojava’ya çekmiştir.Hakikat savaşında Kaybettiğimiz savaşçılardan

Jack Klebs ( ABD )

Alina Sanchez ( Arjantin )

Anna Campbell ( İngiliz )

Haukur Hilmarson ( İzlanda )

Samuel Prada Leon ( Fransa )

Olivier Françoıs Jean ( İspanya )

Sjoerd Heeger ( Hollanda )

İvana Hoffman ( Almanya )

Jac Holmes ( İngiltere )

Oliver Hall ( İngiltere )

Ryan Logic ( İngiltere )

Robert Gradt ( ABD )

Sono Zinar ( İNgiltere )

Luke Ruttler ( İngiltere )

Paolo Todd ( ABD )

Michael Isroel ( ABD )

Anton Leschek ( Almanya )

Antonıo Cassun ( Canada )

Ramon Maria Rull Linhoff ( İspanya )

Levi Jonathan Shirley ( ABD )

Nubar Ozanyan ( Armenıa )

Barbara Anna Kıstler ( İsvicre )

Giovanni Francesco Asperti ( İtalya )‘lerden sonra en son olarak kaybettiğimiz Lorenzo Orsetti’nin şehit düşmesi soykırım tehdidi altında olan Kürt halkı ve ezilen halklarda derin üzüntüye yol açmıştır.

 

Ji ber ku ez şervanım , Çünkü ben savaşçıyım

İtalya’da dünyaya gelen Lorenzo yoldaş çalışkan,dürüst çevresinde hep iyi yönleriyle tanınan birisiydi.İtalyan Partizan’larının marşında dediği gibi ‘’ beni de al götür dağlarına ‘’ sözü gerçeklik kazandı.Faşist Türk devletinin Rojava Kürdiatanın da Efrin ‘i işgal yağma ve talan girişimlerine karşı bir an olsun tereddüt etmeden Kürt halkının en zor gününde yanında olmak Kürt halkının kazanımlarını korumak,kadınların özgürleşmesi ve TC destekli İşid çetelerine karşı savaşmak için Rojava’ya geldi.Dünyanın değişik ülkelerinden İşid çetelerine karşı savaşta kaybettiğimiz Enternasyonal savaşçıların bayrağını devraldı.Ve şehit düştüğü son ana kadar başarıyla dalgalandırdı.

TC ‘nin Zeytin Dalı adı altında yürüttüğü soykırım harekatına karşı cepheye savaşmak için ilk önce gidenlerin arasında yer aldı.Yine TC Barışın simgesi zeytin dalı adını kirleterek zorla adam kaçırma fidye alma,zorla müslümanlaştırma,efrin’in doğal zenginliklerini çalarak gerçek yüzünü gösterdi.İlk defa Raco tarafında çetelere karşı savaştı.Bir çok çatışmalardan başarıyla çıktı.Düşmana vurulan bütün darbelerin içinde korkusuzca yer alıyordu.Israrla operasyonlara katılmaya,ön cepheye gitmeye devam etmek istiyordu.Her çatışma onu daha fazla motive ediyordu.Moralini daha yüksek tutuyordu.

Bir çatışmada tek başına hem şehit arkadaşı taşımış,hem de yaralı bir arkadaşı çetelerin arasından çıkarmıştı.Artık bütün cephe hattı onu tanıyor her yerde Tekoşer yoldaş konuşuluyordu.Tekoşer adı gibi mücadeleci yoldaştı.Savaşta bir Piling ( kaplan ) gibiydi.karşısında durup onu düşürebilecek bir düşman henüz yoktu.Düşmanın yoğun hava saldırılarına rağmen hiç bir şekilde geri adım atmıyordu.

Çok iyi kullandığı kleşini hiç bir şekilde yanından ayırmıyor,her zaman düşmana karşı savaşmak için hazır vaziyette bekliyordu.O etrafındaki savaşçıları sürekli şaşırtan ve onlar üzerinde hayranlık uyandıran bir pratiğe sahipti.Savaşa bu denli kilitlenen bir enternasyonalist savaşçı karşısında Heval’ler ona ‘’ Neden bu kadar çok savaşmak istiyorsun heval ‘’ diye sorduklarında,bu soruyu her defasında yüzünden eksik olmayan gülüşüyle ‘’ Ji ber ku ez şervanım ‘’ ( Çünkü ben savaşçıyım ) diye cevaplıyordu.

İşid çetelerine öldürücü darbenin vurulduğu ve tarihin çöplüğüne atılan son Cizire hamlesinde bir yandan savaşırken,bir yandan da savaşçı kimliğini gizlemeden İtalya’da çıkarılan Yabancı savaşçıların cezalandırılması yasalarına karşı çıkarak video konferansları yolu ile burjuvaziye savaş açtı.’’ Biz buradayız sonuna kadar kalacağız ‘’,’’ Şu anda geri dönmeyi düşünmüyoruz ‘’,’’ Suriye’de yaptığımla gurur duyuyorum,sonuçları üstlenmeye hazırım ‘’’’ Türkiye,erdoğan İşid’lileri destekliyor,aynı zamanda tüm Ortadoğu için tehdittir ‘’ ‘’ vicdanen rahatım ‘’ dedi.

Şehitlere Zaferi müjdeliyoruz ! Çeteler Diz çöktü ! Rahat uyuyun !

Rojava’nın özgürleştirilme hamlesinde bugüne kadar kaybettiğimiz 11 000 şehit’ten birisi olan Lorenzo yoldaş son mektubunda ‘’ Bütün fırtınalar küçük bir damla ile başlar,siz de bu damla olmaya çalışın ..’’ diyerek tarihe önemli not düşerek şehit oldu.

Artık siz tüm şehitler rahat uyuyunuz,TC destekli tüm çeteler tarihin çöplüğüne gitti.zaferi müjdeliyoruz.Hiç görmedikleri yenilgiyle hepsi özgürlük mücadelesi karşısında diz çöktüler.

O, bizim için komutan Nubar Ozanyan ‘ dan sonra yaşadığımız en büyük kayıplardan birisidir.

O, sadece bir enternasyonalist savaşçı değil,savaşı ve yaşamı devrimci tarzda iyi kavramış komutanlık yapmaya aday adeta savaş için yaratılmış bir anarşist yoldaştı.

O,kısa ama onurlu hayatını ezilen halkların mücadelesine adadı.

O, enternasyonalist bilinci ve dayanışmayı bir kez daha savaş ve devrimci yaşam pratiğiyle gösterdi.

O, bedenen aramızda olmasa dahi savaş bilinci ve sayısız savaş pratikleriyle sürekli belleğimizde yer alacaktır.Ve bizim için bir savaş ve direnç çizgisi olarak yaşayacaktır.

O’nun enternasyonalist savaş çizgisinde yürüyeceğimize söz veriyoruz !

Güle güle Efrin ‘ in aslanı Tekoşer yoldaş !

Güle güle enternasyonalizmin korkusuz yiğit Partizan ‘ ı Piling yoldaş !

 

11690

Agop Ekmekciyan

Özellikle azınlıklar üzerine yazdığı yazılarıyla tanıdığımız yazarımız,diğer birçok konuda da makaleleriyle tanınmaktadır.

agop@kaypakkaya-partizan.net(Hazırlanıyor)

Son Haberler

Sayfalar

Agop Ekmekciyan

Hangi Sınıfın Cumhuriyeti Yaşasın?

Feodal aristorkrasiye karşı burjuvazinin iktidara gelmesi ve feodalizmi yıkması tarihsel olarak ilericiydi. O dönemde “ kahrolsun feodalite, yaşasın cumhuriyet” sloganı ileri bir hedefi gösteriyordu. Bu tarihsel dönüşüm Fransız burjuvazisinin 1789 burjuva devrimiyle başarıldı. Bu, toplumlar tarihinin geri döndürülemez diyalektik gelişimiydi. Feodal aristokrasi, ne kadar çaba harcarsa harcasın, gelişen üretici güçlerin önünde daha fazla direnemezdi ve kendinden önceki toplumların başına gelen kendisinin de başına gelmişti: Toplumlar tarihinin çöplüğündeki yerini aldı.

Zorunlu Açıklama!

Kısa bir süre önce; "Bir İşkencehane Olarak Sansaryan Han ve Süleyman Cihan." başlıklı bir yazı yazmıştım. Yazının giriş bölümünden de anlaşılacağı gibi bu yazı, Anayasa Mahkemesi'nin Sansaryan Han’a ilişkin kararı vesile yapılarak yazılmıştı.

Sosyal medyayı ve malum platformları aktif olarak takip etmediğimden; yazıya ilişkin kimlerin ne türden değerlendirmeler de bulunduğunu bilmiyorum. Bu çok ta önemli değil; elbette her okurun kendine göre değerlendirme, beğeni ve yergileri de olacaktır.

Ali Haydar Dersim’e (Nubar Ozanyan)

Değerli bir komutanı daha kaybettik. Dersim halkının bağrından çıkıp, dağlara sevdalanan, özgürlüğü zirvelerde arayan bir komutanı yitirdik. Büyük bir yürek acısı daha yaşadık.

„Holodomor „ Yalanı Üzerine

Başta Avrupa emperyalist burjuvazisi olmak üzere, bütün gerici devletler, emperyalist Rusya'nın Ukrayna'ya saldırı ve işgalini bahane ederek, tüm SSCB kazanınlarını, anıtlarını yok etmenin yanında, yeni yeni kararlarla, Stalin önderliğindeki SSCB'ni ve sosyalizmi karalamak için her türlü yalana baş vurmaya hız verdiler. Burjuvazinin, sosyalizm ve onu anımsatan herşeye düşmanlığı, kapitalizm ayakta kaldığı sğrece devam edecektir. Bu nedenle, burjuvazinin bütün yalanlarını açığa çıkarmakta devrimci mücadelenin en önemli ayaklarından biridir.

Liberallerin ve Ulu“sol”cuların Solculuğu-2 Kemalizm Sol Değildir!

AKP-MHP faşist ittifakı süresince siyasal İslamcılığın karşısına da alternatif olarak Kemalist ideoloji çıkarılıyor. Kendine “sol” diyenlerin siyasal İslamcılığın alternatifi olarak Kemalizm’i yeğlemeleri kabul edilebilir bir siyasi tutum değildir.

Bir İşkencehane Olarak Sansaryan Han Ve Süleyman Cihan!

Dün, Sansaryan Han’a ilişkin bir haber okudum gazetelerde: “92 yıl sonra Sansaryan Han için tarihi karar.” başlığı altında, özetle, şunlar aktarılmaktaydı: 

 

“Ermeni fakir çocukların eğitim masraflarının karşılanması amacıyla vakfedilen ancak 1930 yılında devlet tarafından el konulan ve uzun yıllar İstanbul Emniyet Müdürlüğü olarak kullanılan Sansaryan Han, Anayasa Mahkemesi kararıyla 92 yıl sonra Ermeni vakfına geri verilecek.”[1]

 

Uluslararası İşçi Sınıfı İçin Büyük Bir Kayıp! Jose Maria Sison'u Sonsuzluğa Uğurladık

Filipin Komünist Partisi'nin (FKP)  kurucu önderi, Yeni Halk Ordusu (YHO) ve Filipin Ulusal Demokratik Cephe'nin (FUDC) danışmanı ve  Uluslararsı Halkların Mücadele Birliği'nin (ILPS) kurucularından ve başkanı, Filipin proletaryasının ölümsüz militanı Jose Maria Sison'u (yoldaşlarının Joma'sı) 16 Aralık 2022 tarihinde kaybettik.

Hızır

Hdp'liler katı atık tesisinin yeri değiştirilmesi konusunda öneri gelirse destekleyeceklermiş.

Demek ki gelmese...

De gurban... aha çevreci projeniz... aha boğuniz... aha siz...

Sütlüce'ye akmasın... kendi içimize... köyümüze.... aksın diyorsanız...

De... hadi...

Sütlüce'ye katı atık tesisi kurulmasın.... kendi köyümüze kurulsun... diye önerge getirinde sizi görem.

De.... Hadi kurban...

De.... Hadi...

Gerçekten çok akıllıca.

Gerçekten çok sinsice.

Liberallerin ve Ulu“sol”cuların Solculuğu-1- (Sentez)

"İşçi sınıfının devrimciliğine karşı çıkanlara sol denebilir mi? Ya da bunlar gerçekten sol olabilir mi?"

Sınıflı bir toplumda, bu toplumun alternatifi olarak sınıfsız toplumu öngören ve bunun mücadelesini veren Marksizm-Leninizm-Maoizm’in eleştirilmemesi, özellikle de mülk sahibi sınıfların ideolojik ve siyasal temsilcilerinin eleştirileri ve demagojik saldırılarına maruz kalmaması düşünülemez.

Barbara ve Sara olma zamanı! (Nubar Ozanyan)

Emekçi kadınlar birçok şeyden mahrumdur. Yoksun olduğu esas şeyler, özgürlük ve örgütlülüktür. Faşist devlet şiddeti, feodal baskı, Türk şovenizmi, egemen erkek zihniyeti, işgal ve saldırı, erkek adalet, aile ve din, dışlanma, aşağılanma vb. Saymakla ve yazmakla bitmiyor. 

KKB’li TİKKO Savaşçısı:Kobanê Ruhuyla Rojava’yı Savun!

Faşist TC içindeki klikler, Kobanê zaferinden bu yana dillerden düşmeyen bir yarasında birleşti.

Milli birlik ve beraberliğe ihtiyaç duydukları böylesi günlerde sağdan soldan TC faşizmi her zaman birleşmiştir. Bu bazen masa altından olur, bazen kapalı kapılar ardında, bazense öylece aleni. Burjuvazinin kalbini korkudan hoplatan bir işçi direnişi olabilir, emperyalist tekellere geçit vermeyecek bir çevre direnişi olabilir, faşizmi zayıflatacak bir demokrasi talebi olabilir, ataerkiyi ve heteroseksizmi titretecek bir adım olabilir bu gizli ya da açık el sıkışmaların sebebi.

Sayfalar