Pazartesi Ekim 12, 2026

Bir Beden İki Ruh

Komünizmi sosyalist örgülerden başka bir yerde arama.
- Doğru nedir, doğrunun cevabını kimbiliyor, doğruyu nerede bulacağım ?
- Her şey ortada kalkacak.
- Bazı ajitasyon sözler vardır pratikle çeliştiğini hissedersiniz.
- Aslında çelişmez. Her şey ortada kalkacak derken anlamsızlaştığını ( gereksizleştiğini ) ifade edersiniz.
- Anlamsızlaşmada ihtiyacı ortada kaldırdığı anlamına gelmez.
- Ayrıyeten bir kez proletarya devleti ele geçirdikten sonra artık devlet o bildiğiniz kapitalist devlet değildir. Proletaryanında devletiyle (  fabrikasıyla,  toprağıyla...  ustabaşısıyla,  öğretmeniyle,  siyasetçisiyle.....) olan ilişkisi de kapitalist devletle olan ilişkisi gibi değildir.
- Değildir...  lakin gelin görünki....
-  İlginç bir dünyada  yaşıyorum. Kitselleşememe kadro sorunu değil,  teorik sorundur diyen burjuva saldırılara hala nasıl direnebiliyorsunuz sorusuna tereddütsüz herkes güçlü bir teoriye sahip olmamızdır cevabı verirken kimle neyi tartışabilirim değil mi ?
- İster Leninist olsun istersede Bakünücü Türkiye Devrimci Hareketlerinin dilinde komünizmi de okumuşsunuzdur.
- Nasılda her şeyin yerle bir olduğunu sınırların, devletlerin, partilerin....  ortada kalktığını...
- Zannedersinizki tek ortaklaştıkları noktada bu. Öyle olduktan sonra ha o, ha bu. Sonuçta hepsinin vararacağı yerde aynı değil mi dersiniz.
- Kazın ayağı öyle değil.
- Her şeyden önce her söyleyenin söylediği sosyalizm değil.
- Sonra söyledikleri komünizm değil.
- Siz hiç bağımsız değişkenlerin tarihte oynadıkları roller nedeniyle yan yana gelen karşıt insanların...
- Hasbelkader mi, bir bölgeye bir zaman dilimine mi mahsus bir araya geldiklerini,  kitle davranışları içerisinde örneklerininde var olup olmadığını ..
- Ayrıyettende...
- Kapitalist metanın iki zıt yönlü sonucu olduğunu...
-   Kitleyi, kendini...  ha monarşiyle ha cumhuriyetle ha da başka bir şeyle yönetilip yöneltilmediğine aldırış etmez hale getirdiğini....
-  Sınırları, bayrakları...  ortada kaldırdığını kendine bağımlı yaşamlar....
yönetimler....  ortaya çıkardığını...
- Görmeyerek, dikkat etmeyerek....  irdelemeyen...
- Bilhassa da memleketimizde insanlarla emperyalistleride bir araya getirenin ulusalcıların karakteristik özelliğidir diyen sığ düşüncelerin söylediklerininde sosyalizm olabileceğine inanıyor musunuz ?
- Hepsi, Marksın komünizm için söylediklerini de virgülüne kadar tekrallamaktan başka bir şey yapmıyor.
- Yani başa dönemiyorlar.
- İlk önce :
- Toplumlar hangi çağda ve hangi yönetim adı altında yaşıyor olursa olsunlar sahip oldukları yönetimin adının üretimin örgütlenmesinin görüntüsüne devlet denildiği gerçekliğini değiştirmediğini.....
- Sonra:
- İlkel toplumlarda yaşantıya komünizm denilmesinin sebebininde herkesin yapması gerekeni bilmesi nedeniyle değil, herkesin yapması gerekeni bilmesi zorunluğuyla doğduğunu, bu zorun varlığınada devlet diyemeyişimizin tek nedenininde insanlık değerlerine ters düşmemesinden kaynaklandığını...
- Ancak:
- Devlet diyemeyişimizde üretimin örgütlenmesinin görüntüsüne devlet dediğimiz sözlük anlamlığınıda ortadan kaldırmadığını...
- Söylüyemiyorlar.
- Söyleyemeyincede parçası oldukları partinin bir devleti yönetebilecek örgülere sahip olduğunu unutmaları,  partiyi yönetmek başka devleti yönetmek başka demeleri, gibi onun yerini alacağı tartışıyorlar.
- Kendilerinin söylediği gibi olmayan komünizminde vay haline.
- Üstüne üstlük  ruhunuzla hala işleri bitmemiş gibi toplumun komünizme geçişini bile buğulaştırıyorlar.
- Onlara göre dünyadaki kapitalist hegomanyanın yıkılabilmesi ve komünizme geçebilmeniz için toplumların sosyalizmi kendi başlarına gerçekleştirmiş olmaları ve gerçekleşen devrimlerinde coğrafi egemenlik kazanmış olması şart.
- Bunu derlerkende kapitalist meta üreteceklerini de söylemiyorlar.
- Böylece bir taşla da iki kuş vuruyorlar.
- Birincisi:  Marksın dünyadaki kapitalist hegomanyanın yıkılması ve komünizme geçebilmeniz için şartının coğrafi egemenlik kazanmış olmanız olmadığını...
- İkinciside: Kapitalist metanın iki zıt yönlü sonucu olduğunu da görmenizi engelliyorlar.
- Ve bu haliniz gine en iyi haliniz.
- Şu ana kadarki her şey komünizmi anlamamanız için.
- Ya..  tüm bunları Görürde: Yo...  arkadaş komünist toplumun örgütlenmesi sizin söylediğiniz gibi değil.  Nasılki sosyalist devlet kapitalist toplumun mülkiyetçi, burjuva devleti olmaktan arınmış haliyse komünizmde sosyalist devletin sorunlarında ayrılmış  halidir. En iyisi siz sosyalizmde muhalefet partilerin, sendikaların....  olmasını isteyenlere karşı Leninin söylediğini bir daha okuyun derseniz....
-  Korkusuyla  sosyalizme...  ta ilk başa kapitalizme karşı mücadele ederken kitle örgütlenmesi anlayışınıza varana kadar dahil saldırıyorlar....
- Bunun içinde kitselleşemediğiniz, sosyalizminde sorunlarını aşamadığınız hallerde....
-  Yaşadığınız ötekileştirilmelerin, kafa kol ilişkilerin.. kitselleşememelerin...  teoride diyalekleşememe sorunu olduğunu...
- Böyle hallerde kimsenin ne teorin nede insanın bir suçu olduğunu....
- Elinizde de sihirli bir değnek olmadığını...
-  Doğruyu, doğru yolu, insanın, teorinin diyalektiğini ancak kitle karşısında yaptığınız yanlışlıkları bir daha yapmamakla  bulabileceğinizin münkün olduğunu....
-  Görememeniz için kendilerine söylediklerini karşısındaki insanlara,  yaşanmış sosyalizme....  söyleyemeyip kitselleşememeyi    getirenin yaşanmış sosyalizmi geriye götürenin...
-  Kruşçev - ler - olduğunu söylüyorlar.
Böyle oluncada kimlede neyi konuşup tartışabileceğim değil mi ?

53092

Ergün Aslan

Ergün Aslan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.

Son Haberler

Sayfalar

Ergün Aslan

“Yetiş Yalnız Demokrasi, Özgürlük ve Eşitlik Mücadelemizde Yeni Bir İlham Kaynağımız Olarak Yaşamaya Devam Edecektir!”

ATİK-Uluslararası Demokratik Kamuoyuna Duyuru-

Bugün 8 Mayıs, Hitler faşizminin kapitülasyonunun Avrupa’da ilan edildiği gündür. Bir taraftan tarihin bu onurlu zaferinin sevincini yaşıyoruz. Ancak aynı gün, eski ENİLKOM aktivistlerimizden Yetiş Yalnız’ın 11 yoldaşıyla birlikte, partizanca direniş örneği sergileyerek ölümsüzleştiklerini öğrendik. Bu çatışma ve direniş, 24-28 Kasım 2016 tarihinde, DERSİM-ALİBOGAZI bölgesinde, soykırımcı ve katliamcı faşist Türk Ordusu’nun bir operasyonu esnasında olmuştur.

Hasretle ve inançla… “Umudun öyküsünü yazmak bize düştü!”

“Umudun öyküsünü yazmak bize düştü / Bize düştü sunmak hayata ömrün baharını / Acıları tas tas içmek / kan tükürmek ihanete / Bize düştü gözyaşsız ağlamak genç ölümlere / Yetim şafaklara kardeş olmak / Alayla gülümsemek karanlıklara / Hasret vurgunuyla yanmak / Vedalaşmadan yürümek sonsuzluğa... / bize düştü / Tarih payıdır kaçınılmaz / Vurun kanatlarınızı dostlarım”*

Tarih paylarını canlarıyla ödeyerek ve son bir veda sözcüğü etmeden sonsuzluğa yürüdü 12 kızıl karanfil. Onlar ki her biri umudun öyküsünü yazdılar kısacık yaşamlarıyla.

TKP/ML-TİKKO Rojava Komutanlığı;“12’leri anmak, onların boş kalan mevzilerini doldurmaktır”

Durmak yok bu koşuda,

Ağıt yok dilimizde, dizlerde titreme yok.

Kaç güneş sönse de sönsün içimizde,

Hep aydınlıkta yakalayacağız ölümü...

 

TKP/ML TİKKO Dersim Bölge Komutanlığı:12 yoldaşımız şehit düşmüştür.

24-28 Kasım 2016 tarihleri arasında Dersim'e bağlı Ali boğazına yönelik Faşist devlet güçleri bir operasyon düzenlemiştir. Bu operasyon da yaşanan çatışmalarda devlet güçlerinden ölü ve yaralı asker olurken, 12 yoldaşımız şehit düşmüştür.

Şehit yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir;

* Kod: Ahmet / Yetiş Yalnız / 1980 Fransa doğumlu

* Kod: Munzur / Serkan Lamba / 1985 Maraş doğumlu

* Kod: Aşkın / Hasan Karakoç / 1980 Dersim doğumlu

* Kod: Cem / Umut Polat / 1993 Dersim doğumlu

* Kod: Bakış / Samet Tosun / 1996 Tokat doğumlu

CHP Sosyalist Enternasyonel’den çıkartılmalı… – Ahmet Nesin

Oldum olası insanın içinde bir umut olmalı diye düşünürdüm gençliğimden beri. Hâlâ aynı şeyleri söylüyorum ama kimi konularda zorlamanın bir anlamı kalmadığına inandım. Esasında böyle düşünmeme neden olan da CHP oldu, CHP’nin ne kadar çok sosyal demokrat bir parti olmasını arzulasam da, onlar bunun asla mümkün olmayacağını haykırdılar kendimi bildim bileli. CHP sosyal demokrat parti olacak da, üye olacağımdan değil, Türkiye’nin böyle bir partiye gereksinimi olduğundan.

Varlık zeminini sorgulamak, varlık bilincini kavramak ve gerçeklerden beslenmek

Dünyada ve ülkemizde karşı devrimci dalganın büyütülmek istenmesinin en net emaresini Ortadoğu’daki emperyalist pazar savaşından görmekteyiz. Emperyalistlerin Ortadoğu’da gerçekleştirdiği bu saldırılar aynı zamanda bölge halkının emperyalizme olan öfkesini büyütmektedir. Ancak ne yazık ki bu çelişki yine emperyalistlerin desteği ile ortaya çıkan, gelişip serpilen veya bölgede kendini bu çelişkiler üzerinden var eden fundemantalist İslami akımlarca dönüşüme uğratılmaktadır.

1 Mayıs'in ardından ya da Kitleleri Kazanma Siyaseti

2017 1 Mayıs’ı bir önceki yıla göre daha kitlesel ve daha yagın bir şekilde Türkiye ve Kürdistan’ın hemen hemen her yerinde kutlanmıştır. Bu, sermaye devletinin faşist tek adam diktatörlüğüne bir karşı koyuştur, aynı zamanda. Aynı zamanda, referandum’da yapılan hileye ve düzen partilerinin durumu olağanlaştırma çabalarına karşı işçi sınıfı ve emekçiler açısından olumlu bir tepkisel karşı çıkıştır.

“Cennette büyük kaos var! Vaziyet şahane!”

Referandumun ilk aşaması “Evet”in kıl payı öne çık(arıl)ması ile sonuçlandı. Başkanlık sistemi, merkeziyetçiliğin daha kurumsal hale getirilip, egemen kliğin devlet iktidarında çelişkilerden azade bir rahat soluk alabilmek için tasarlanmışken daha ilk adımında, kendi sınıfdaşlarınca dahi meşruluğu sorgulanır hale geldi. Devlet krizinin farlı krizleri de doğurarak büyüyeceğini, böyle bir kaos durumunun da devrimciler açısından ezilenlerle birlikte çok yeni kapılar açacağını tespit etmek gereklidir.

İbrahim Kaypakkaya Beynimizde Bilinç, Bileğimizde Güç, Yüreğimizde Cesarettir!

“Musa Kırmızı asılmayacak!

Biz hapiste çok yattık. Hapisliğin ne olduğunu biliriz.

Ölüm dersen her gün karşı karşıyayız!”

(Yılmaz Güney'in 1970 Yapımı Yedibelalılar Filminden bir replik.)

Türkiye devrimci hareketine birkaç söz:

Anglo-Sakson ittifakı ve Arap Sünni-NATO’su! 

16 Nisan referandumundan sonra özel olarak devrimci basına göz gezdirip bir şeyler aradım. Öyle ya, her hareketin bir nedeni ve bir sonucu olduğu gibi, bir yorumu bir analizi, çıkarsanılacak dersleri de vardır! Referandum öncesi tavrını “Hayır” ve “Boykot” olarak açıklayan devrimci hareketin çeşitli kanatlarının, seçim sonrası süreci değerlendiren, belirledikleri tavırların referandum sonrası kazanım ve kayıplarının muhasebesini yapan bir yaklaşım görmedim.

Emperyalistler arası savaş çanları çalarken... ENTERNASYONAL MÜCADELEYİ YÜKSELTELİM!

Trump’ın başkan olmasıyla ABD emperyalizminin gittikçe ivmesi artan saldırgan politikalar içine girmesi salt politik düzlemde açıklanamaz. Ekonomi, politikayı belirleyen temel parametre olduğu için politika, salt politika değildir. Siyasi alandaki değişim ve gelişmelerin daha görünür olması onu ön plana çıkarırken ekonomiyi görünmez kılar. ABD emperyalizminin Ortadoğu alanındaki saldırganlığı, emperyalistler arası çelişkilerin her alanda derinleşmesinin bir sonucudur.

Sayfalar