Akima Kapilma, Yel Degirmenleriyle Savasa Katil; Atomu Parcalayacagiz-3
Akima Kapilma, Yel Degirmeleriyle Savasa Katil; Atomu Parcalayacagiz-3
Hani essekle semeri karistirma durumu vardir ya, kirk yillik marksist hareketin icinde olup da, daha Marksizmin abc'si olan konularda bu kadar ileri bir cehalet icinde olan arkadaslarimizi gorunce aklima o geliyor; hakkaten bu arkadaslar essekle semeri ayirt edemiyorlar...!
Sosyalizme olasi bir gecis yontemi olarak 'cok partili sosyalizm' ,yani bir devrimci cephe-koalisyon uzerinden sosyalizme yurume fikrini ,sanki yeni bir felsefe ve sosyalizmden geriye donuslerin ilaci gibi gormek tamda tarih ve ozellikle de Marksizmin tarihi hakkinda kara cahil olmaktan baska bir sey degildir.
Sosyalizme cok partili gecis bizzat Lenin tarafindan Rusya'da ongorulen ve uygulamaya konulan bir programdi. Ekim Devrimi sonrasi bu program uygulamaya da sokuldu ve serbest secimler yapildi; ancak daha devrimin ilkbasindan itibaren isci iktidarina karsi Bolsevik olmayan tum akimlar silaha sarilarak, bizzat 'cok partili sosyalizme gecis programi'nin ortadan kaldiran Bolsevikler degil, bizzat bu anti-Bolsevik sag ve sol akimlar oldu.
Neden?...Cunku Rusya gibi geri kapitalist bir ulkede liberal burjuvazi(burjuva sosyalistler) karsi-devrimci bir karakterdeydi; ona bu karakteri veren de Rusya'nin kendi ozgul sosyo-ekonomik-siyasal karakterinden baska bir sey degildi...Ve de nitekim Kerensky hukumetinin karsi-devrimci ablukasini dagitan Bolseviklere karsi sol isyanlarin maddi temeli, iste Rusya'nin bu ozgul sosyal-ekonomik-siniflar gercegiydi.
Fakat ayni model, yani Rusya;da Lenin'in ilkbasta uygulamak istedigi, ama somut sartlarin izin vermedigi ve dolayisiyla uygulayamadigi, cephe modeli uzerinden sosyalizme gecis fikri Cin'de Mao tarafindan basariyla uygulandi ve Cin devrimi 8 partinin ittifakinin bir devrimiydi...
Peki Rusyada uygulanamayan bu programin , Cin'de uygulanabilmesinin nedeni neydi?
Elbetteki Cin 'in ozgul-somut sosyo-ekonomik sartlarinin Rusya'dan farkliligi idi!
Cin gibi , Rusyanin tersine bagimsiz bir ekonomiye sahip olamayan, ama yari-somurge bir siyasal karaktere sahip olan; ote yandan Rusya gibi bagimsiz, kendi dinamikleri uzerinde gelisen bir kapitalizm degil, tersine yari-feodal gerici bir iktisadi duzene sahip olan, ve tum bunlara bagli olarak bagimsiz gelismeye calisan bir milli burjuvazi ve toprak agaliginin tekellerinden kurtulmak isteyen genis bir kir-sehir devrimci kucuk burjuvazinin varligi, iste tam da Rusya'da cephe devrimi neden mumkun olamadi, ama tersine, Lenin'in bu 'cok partili sosyalizme gecis' modeli, ya da bilinen ismiyle ASAMALI-KESINTISIZ DEVRIM PROGRAMI Cin'de basariyla uygulanabildi sorusuna cevaptir.
Cin devrimi, Rus Ekim Devriminin bir elestirisi ve alternatifi degildir; tersine, Rus'yada yapilmak istenenin, ama Rus devrimin sartlarina uymadigi icin yapilamiyanin Cin kosullarinda uygulanmasidir Cin Demokratik Halk Devrimi.
DHD ya da cephe devrimi Proleterya Diktatorlugunun bir bicimidir; Lenin'in kesintisiz devrim programinin Cin sartlarinda aldigi bicimdir.
Durum buyken, Maoist Hareketin icinden gelmis yillarin kadrolarinin 'cok partili sosyalizm' tartismalarina bir liberalin gozlukleriyle yaklasmasi ve sosyalizm neden yikildi ve ne yapmali ? sorusuna liberal gozluklerle cvplar vermeleri ,aslinda bir dehset durumudur; cehaletimizin diz boyulugudur bu durum.
Ota yandan bir Maocunun, sosyalizm neden burjuvaziye kaptirildi sorusuna bu geri liberal algi seviyesinden katilmasi, sadece bir siyasal gerilik durumu degil, saflara liberalizmi-revizyonizmi sokma durumudur ayni zamanda!
Sosyalizme olasi bir gecis yontemi olarak 'cok partilik' ya da Devrimci Cepheyi bizzat ben savunuyorum, ama ve ancak!....Soyalizme bir gecis yontemi olarak cop partililik-cephe siyaseti ile SOSYALIZME GECILDIKTEN sonra 'cok partili sosyalizm' tezi temelden farkli ve sosyalizmin ve marksizmin temellerini dinamitleyen iki yari dunya gorusudur; sosyalizme bir olasi gecis yontemi olarak 'cok partilik' ile, sosyalizme GECILDIKTEN SONRA cok partililik; iki karsit sinif, iki karsit felsefe, iki karsit cizgidir.
Sosyalist insaa gerceklesti mi mesele artik cok partili sosyalizm, devrimci tum siniflara ozgurluk meselesi degil, tersine Komunist Partiside dahil olmak uzre, devleti sonumlendirme, oncunun-KP nin rolunu daraltma, silahlanmis iscilere ise daha fazla yer acma, iktidari onlara daha fazla devretme donemidir; tersi bir anlayis, Marks'in Sosyalizmin insaasini dort temele ayiran, komunizme gecis sureci olarak, sosyalist iktidarin gorevlerini ortaya koydugu felsefeden sadece bir sarti esas alan; Sosyalizm sorununu, sadece uretim araclarinin toplumsal mulkiyetine indirgeyen kaba ekonomist bir hatta savrulmak olur.
Komunizm Programi ya da Devrimci-Marksizmi sadece kaba bir ozel mulkiyetin ortadan kaldirilmasina indirgemek ideolojik olarak Ekonomizmin, Revizyonizmin dunya gorusudur.
4-Ozel mulkiyetin yarattigi her turlu fikir ve kulturun ortadan kaldirilmasi
Sosyalist devrimi sadece kaba bir ozel mulkiyet sorununa indirgeyenlerin, sosyalizmi sinifsiz toplum, Komunizm ile karistiranlarin hatasi burda yatar.
Sosyalizm kafa emegi ile kol emegi arasindaki celiski; kir ile kent arasindaki celiski; kadin erkek arasindaki celiski; yoneten yonetilen celiskisi; fiziksel ve entellektuel esitsiz guclerin yarattigi servet farkliligi ve buna dayali toplumsal isbolumlerininceliskisi vs temelinde daha bir dizi sinifli toplum sorununu uzun bir tarihsel surecte cozme programidir.
Kucuk burjuvazinin, esnaf kafali, Marksizmden etkilenen, ama Marksizmi kavramaktan uzak kucuk burjuva devrimciliginin anlamadigi onemli noktalardan birisi de budur...Sosyalizm insanligin cenneti degildir; celiskli,sinifli toplum ozelliklerini bagrinda tasiyanbir ara sistem, bir gecis zonu; kapitalizm ile komunizm arasindaki gecis toplumudur sosyalizm. Proleterya Diktatorlugu sorununu komunizme gecis programi olarak degilde, baslibasina, kendisi bir arac degil, tersine, amac haline getirilmis kucuk burjuva Sosyalizm ufku ile' komunizme yonelmis bir Proleterya Diktatorlugu arasindaki bu derin ayrim, ayni zamanda bir sinif ayriligidir. Iste sosyalizmde iktidar sorununu hem kacinilmaz hem de bir sorun haline getiren, ve sosyalizmde esas kapisma ust yapida, siyasal alanda surer dedigimizde anlatilmak istenen de budur. Sosyalizm hem kendi basina bir uretim sistemidir, hem de degildir. Onun iki ucu iki ayri dunyaya baglanmistir. Bir ucunu kapitalizm cekerken, diger ucu da Proleteryanin elinde komunizme dogru cekilmektedir. Sosyalizme hem ayriksi,sadece kendine benzeyen; hem de , hem kapitalizmin hem komunizmin ozelliklerinin ici ice savastigi bir ara akim olarak bakma nedenimiz budur. Sosyalist insaa donemini, uretim araclarinin ozel mulkiyetinin sonlandirilmasinin basariya ulastigi donem olarak tanimlarken, ayni zaman da, burjuvazi ile savasimin sadece bir cephesinin kazanildigi, ama isbolumu, ideolojik, kultur ve sinif farkliklarinin henuz kapatilmadigi ve savasin bir baska cephede devam ettigini unutmanin komunizme ihanet oldugunu soyledigimizde de anlatmaya calistigmiz budur.
Sosyalist insaadan sonrasi surec ise, iste tam da Lenin'in Rus Ekim Devriminin basinda yapmak istedigi, ama somut sartlar geregi yapamadigini yapmak donemidir; yani sosyalist devleti 'Paris komunu' esaslarina gore sekillendirme donemi; iste, tam da bu donemde ihtiyacimiz olan felsefe ise Maoizmdir; Kultur Devrimleri, Sosyalizmin yeni burjuva sinifi burokrasiye karsi ayaklanma donemidir.
Maocu bir kafa icin burdaki yazdiklarimiz hicte yeni bir felsefe degil. Ancak, oyle bir durumdayiz ki, yeni diye mensevizme sarilan Maocu Hareketin hafizasindaki kiri, pasi silme ve kendi ozune; MLM ye donmesi icin zorlama elzemdir...
Cunku bu haliyle gidilen yer 'yeni sosyalizm teorileri' degil, 150 yillik mensevizmin bayat tezlerine cila cekilerek, Post-Mensevizme sarilmaktan baska bir sey degildir.
MLM'ye guvenin; o tutarli bir cizgidir, ve pratikte dogrulugu sinanmistir; bu cizgi ile dunyada devrimler yapilmis,basarilmis; sosyalist insaalar gerceklesmistir; daha oteye gidebilmek ki?....
Evet, gelin onu kaldigi yerden tartisalim, devim oncesine, sosyalist insaanin oncesine kadar tum bir muazzam MLM birikimi cope atip, liberal-mensevik gozluklerle MLM tarihe yaklasarak varacaginiz tek yer sosyal-liberalizm, mensevizmdir; ve de bu tezler bayat reformist tezlerdir, yeniyi ancak MLM temsil edebilir...
Butunluklu olmak, celiskisiz olmak bir tezin bilimsel kabul edilmesinin ilk sartidir...Bir hipotez celisikse, zaten onu pratikte sinamak bile gerekli degildir; bir cizgiyi bir yerden kirar, yerine liberalizmi soktugunuzda elinizde kalansa sadece eklektik, subjektif, idealist, pragmatist burjuva felsefesinin bir turevi olabilir ancak. Ve de onun Stalin sonrasi Rusya'da, Mao sonrasi Cin'de geldigi yer ise aciktir...
Sosyalizmin dusmani Liberalizmi Sosyalizmin sorunlarina cozum diyen sunan arkadaslara tavsiyem tarihi inceleyin, ozellikle de MLM nin tarihini; gercekler orada yatiyor, sizin kendi idealler dunyanizda degil!
Burdaki goruslerimizin yeni bir sey icermedigini soylemistik; cunku, bizim gorusumuz Devrimci-Marksizmin zaten en modern, en yeni dunya gorusu olduguna dayanir. Burdaki yazilarimiz sadece Devrimci-Marksizmin kavranmasi, onun uzerinde kucuk burjuva devrimciligin yarattigi tozlarin silinmesi ve Devrimci-Marksizmin savunuculugudur.
Yeninin,hicte yeni olmayan, binlerce yillik burjuva-feodal sinifli toplum felsefeleri oldugunu gorun. Post Marksizmin burjuvazi oldugunu gorun....
Bugun devrimin sorunu Marksizmi asmak degil; Marksizmi kavrayabilmektir.
Baska Bir Dunya Mumkun! http://dino-ibrahim.blogspot.nl/2013/11/marksizmi-asmak-marksizmin-altinda.html
Son Haberler
Sayfalar
Doğa ve Çevre Sorununa Proletaryanın Yaklaşımı
İnsan doğanın ayrılmaz bir parçası olduğu için doğadaki her olumsuz gelişme insanı da doğrudan etkiler. Bu anlamıyla çevre sorunu, bir insanlık sorunudur. İnsana değer vermeyen bir sistemin doğaya değer vermesi de beklenemez.
Fransa'da Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Anması Gerçekleştirildi!
Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 41. Yılında “Mutlaktır Ülkemizde Devrim, Bir İşaret Fişeğidir Kaypakkaya” şiarıyla gerçekleştirilen gece etkinliklerinin sonuncusu, Fransa’nın Metz şehrinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 30 yıldır devrimci etkinliklerin nadiren yapıldığı bölgede, böylesi bir etkinliğin yapılıyor olması kitleler açısından oldukça önemliydi. 500’ün üzerinde kitlenin katıldığı etkinlik, saat 14’te, 13 Mayıs’ta gerçekleşen Soma maden işçileri katliamı için hazırlanan sinevizyon gösterimiyle başladı.
Volkan Yaraşır: İbrahim Kaypakkaya, ihtilalin yolu, ihtilalin ruhu ve ihtilalin manifestosudur.
İbrahim Kaypakkaya’nın idelojik- teorik mimarisi tarihsel olarak; Anadolu ve Mezopotamya halklarının isyan ve komünalite geleneğine, yerel olarak; 1960 sonrası, Türkiye’deki zengin sınıf mücadelesine, Uluslararası boyutta; 1968 küresel isyan hareketine, kültür devrimine ve ulusal kurtuluş savaşlarına dayanmaktadır.
Devrimci hareket açısından 1970′lerin başı bir momentumu ifade eder. 1971 devrimcileri, uçurumun kenarında yürümenin cüret ve cesaretini simgeler. Aynı zamanda ’71 pratiği, sistem dışı ve açık bir devlet karşıtı olmanın pratiğidir.
Soma ölüm ocağı ; ՍՈՄԱ`Ն ՄԱՀՎԱՆ ՕՋԱԽ Է ,
Soma maden ocağı katliamı,Türkiye'nin aynı zamanada dünyanın en büyük maden ocağı faciası olarak şimdiden tarihe geçti.Soma İşçi Katliamı olarak da anılacak,hafızalardan kolay kolay silinmeyecek bu vahşet,işçi ölümlerinin en büyük olma özelliği ile de işçi sınıfı mücadele tarihinde yerini koruyacaktır.
TKP ML-TİKKO’dan açıklama
TKP ML –TİKKO, Şubat 2011’de kış üstlenme kamplarının çökmesi sonucu yaşamını yitiren 5 gerillanın naaşlarının Dersim’in Hozat ilçesi Pazar Köyü Kurudere Mezrasına bağlı Fıtılo bölgesinde defnedildiğini bildirdi.
TKP ML - TİKKO Dersim Bölge Komutanlığı, 2011 yılında yaşamını yitiren 5 gerillaya ilişkin açıklamada bulundu.
Açıklamada, 2 Şubat 2011 tarihinde kış üstlenme kampının çökmesi sonucu yaşamını yitiren Sefagül Keskin, Nuşen Aslan,Gülizar Özkan, Fatma Acar ve Derya Aras adlı gerillaların naaşlarının Fıtılo Bölgesinde defnedildiği duyuruldu.
Basel ve Londra'da kitlesel ve çoşkulu Kaypakkaya anması!
Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 41. Yılında İsviçre’nin Basel şehrinde kitlesel ve çoşkulu bir geceyle anıldı.
„Mutlaktır Ülkemizde Devrim, Bir İşaret Fişegidir Kaypakkaya!“ sloğanıyla Avrupanın 5 ülkesinde organize edilen anma etkinliğinin biride, 18 Mayıs 2014 tarihinde 1000 yakın bir kitle ile İsviçre’de gerçekleştirildi.
Wupertal'da kitlesel Kaypakkaya anması
17 MAYIS 2014 TARİHİNDE ALMANYA’NIN WUPERTAL ŞEHRİNDE KİTLESEL BİR KATILIMLA GEÇEKLEŞTİRİLEN GECEDE KOMÜNİST ÖNDER İBRAHİM KAYPAKKAYA ANILDI.
Leyla Erbil:"Seni anlatabilmek seni"...
“Gerçek değer,gelmesi boşluk dolduran değil,gitmesi boşluk yaratandır.”[1]
“Yaralı doğar bütün insanlar, anlaşılmak, sevilmek, sevecenlik dilenir ömrünce...”
“Ben sadece sesli düşünüyorum, yani yazarak…”
“Ben yazarların neyi nasıl kotardıklarını çok düşünürüm, cümleyi neden kurduklarını, neye özendiklerini, neyi yinelediklerini ve ‘kendi’ kıldıklarını,” diyen O; ‘Tuhaf Bir Kadın’ın yazarıydı; 82 yaşında hayata veda etti.
Edebiyatın saygın yazarlarındandı; öncü romancılığıyla edebiyat dünyasını derinden etkileyen Leylâ Erbil’i 29 Temmuz 2013’de yitirdik.
Yazarlar da Dedikodu Yapar
Neyse falın çıksın halin.
Duymak istediklerinizi söyleyip alkış almasını da bilirdim.
Demek gelmeseler de sormasalar da bu şehirliler sizin şehirliler.
O köprünün altında çok sular aktı.
Ben anlatayım da siz dinleyin kitleselleşemediği halde kitleselleşme teorisiyle hareket eden şehirlilerin savruldukları halleri.
Kuş bakışı teori.
Her zaman uçan şehirli olmak isterdim.
Gökyüzünde uçmak.
Dünyanın geotliği nedeniyle yazarların bi türlü düz kağıda aktaramadığı köyleri, kasabaları, şehirleri, ülkeleri... görmek isterdim.
TKP/ML TİKKO Dersim Bölge Komutanlığı
Elimize e-mail yoluyla ulaşan imzalı açıklamaya göre;
TİKKO gerillaları 14 Mart tarihinde Dersim-Çemişgezek İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne roketatarlı saldırı düzenlenmiştir. Haber değeri taşıdığı için paylaştığımız açıklamada “Gerilla güçlerimiz tarafından düzenlenen bu saldırı, Gezi ile başlayan isyan sırasında başından vurularak hastaneye kaldırılan ve dokuz ay boyunca yoğun bakımda kaldıktan sonra 11 Mart tarihinde ölümsüzleşen Berkin Elvan'ın katledilmesine misilleme olarak gerçekleştirilmiştir” deniliyor.