Cuma Eylül 22, 2017

“Herkes yüzünü onur ve özgürlük mücadelesine dönmelidir”

kaypakkaya-partizan
Rakka’nın özgürleştirilme hamlesinde, en ön cephede yer alan Enternasyonal Özgürlük Taburu savaşçıları Rojava’da olma nedenlerini anlattı.

 

Rojava devimi savunmasında yer alan Enternasyonal Özgürlük Taburu, Rakka’nın özgürleştirilmesi hamlesinde savaşın ön cephelerinde yer alan savaşçıları ile Welat Deniz bir röportaj gerçekleştirdi.

“IŞİD’in Rakka’daki yenilgisi, dünya halklarının karanlığa karşı öfkesini zaferle taçlandırdığı bir süreç olacaktır”

IŞİD’in Rojava ve Şengal’deki katliamlarının ardından tüm dünyanın IŞİD çetelerinin gerçek yüzünü gördüğünü dile getiren Roza Gaspar, “Burada enternasyonal savaşçı yoldaşların sayılarının artması bu durumdan kaynaklıdır. Biz enternasyonal savaşçılar olarak IŞİD’e karşı insanlık ve onur mücadelesi yürütüyoruz. Burada, anarşist, demokrat, komünistler var, devrimciler var yani tüm ideolojiler bir arada tek bir amaç uğruna kilitlenmiş durumdalar” dedi.

IŞİD’in kendisine başkent seçtiği Rakka’nın yüzde 65’inin özgürleştirildiğini hatırlatan Gaspar, “Eski şehir tamamen IŞİD’ten temizlendi. Sur dışındaki bölgelerde operasyonlar hızla devam ediyor. Sur bölgesinin iç kesimlerinde de temizlik ve mayın tarama operasyonlarında sona gelindi. IŞİD’in Rakka’daki yenilgisi tüm dünya halklarının karanlığa karşı öfkesini zaferle taçlandırdığı bir süreç olacaktır” diye konuştu.

Gaspar, IŞİD çetelerinin katliamlarının her yerde sürdürmesinin enternasyonal dayanışmayı zorunlu kıldığını ifade etti.

 

IŞİD’e karşı sürdürülen hiçbir savaştan geri durmayacağız

Faşizmin hüküm sürdüğü tüm ülkelerde iktidarların enternasyonal dayanışmadan korktuklarını söyleyen Gaspar, şöyle devam etti: “Faşizm yükseldiği zaman o ülkelerdeki devrimcilerin yalnız kalmayacağını biliyorlar ve bunun için korkuyorlar. Sadece Türkiye’de değil, faşizmin hüküm sürdüğü tüm ülkelerde aynı korkuların olduğunu biliyoruz. Onlar Rojava devrimiyle ilişkilenmenin, devrimci ve enternasyonal dayanışmanın önünü kesmeye çalışıyorlar.”

Türkiye ve dünya halklarına çağrıda bulunan Roza Gaspar, “Enternasyonal savaşçılar olarak IŞİD çetelerinin olduğu her yerde onur ve özgürlük mücadelesini yükseltmeye hazırız. IŞİD’e karşı sürdürülen hiçbir savaştan geri durmayacağız. Türkiye ve dünya halkları Rojava’da sürdürülen onur ve özgürlük mücadelesine katılmalılar. Her bir bireyin burada yapacağı çok şey var, gerek cephede gerek sağlıkta vb. alanlarda halkların onuru ve özgürlüğü için yer alabilirler” dedi.

 

“Bizim IŞİD barbarlığına karşı mücadelemiz esasen Erdoğan ve faşist AKP diktatörlüğüne karşı da bir mücadeledir“

Rojava topraklarına ikinci kere geldiğini belirten Yunanistanlı anarşist komünist Odisef Serekaniye, “Enternasyonal Tabur’un burada bulunma amacı faşizme karşı mücadeledir. Enternasyonal Özgürlük Taburu faşizme ve IŞİD barbarlığına karşı uluslararası mücadelenin bir parçasıdır” dedi.

Serekaniye, Erdoğan ve IŞID’i destekleyen tüm çevrelerin, genel olarak dayanışmaya ama somut olarak Enternasyonal Özgürlük Taburu’na yönelik saldırı ve engelleme çabalarını doğal karşıladıklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Çünkü Erdoğan ve AKP de aynı faşist zihniyete sahipler, belki biçimsel olarak IŞİD’den farklı görünebilirler ama IŞİD mantığı Erdoğan’da da temsil edilmektedir. Erdoğan’ın IŞİD ile işbirliğini herkes bilmektedir. Bizim IŞİD barbarlığına karşı mücadelemiz esasen Erdoğan ve faşist AKP diktatörlüğüne karşı da bir mücadeledir. Bugüne kadar Erdoğan diktatörlüğü Ortadoğu’da tüm selefi örgütlenmeleri destekleyen, eğitim veren ve silah yardımında bulunan esas güçtür. Bunların gerek ekonomik gerekse de siyasal projelerini hayata geçirmede çıkar birliği olduğunu yinelemek istiyorum.”

 

“Ezilenlerin tek çözümü egemenlere karşı kendi öz güçlerini örgütlemek ve hayata geçirmektir”

Erdoğan zihniyetine karşı uluslararası dayanışmayı büyüteceklerini dile getiren Serekaniye, “Rakka’da IŞİD’e karşı mücadele göstermiştir ki, faşizme karşı silahlanmış bir halkın önünde hiçbir engel duramayacaktır. Ezilenlerin tek çözümü egemenlere karşı kendi öz güçlerini örgütlemek ve hayata geçirmektir” dedi.

Ortadoğu halklarının IŞİD ile mücadelede büyük bedeller ödediğini aktaran Serekaniye, “Kürt halkının IŞİD barbarlığına karşı gösterdiği görkemli direniş tüm ezilen halklara örnek olmuştur. Eğer biz ayakta kalırsak, yılmadan mücadele edersek düşmanımız buna boyun eğmek zorunda kalacaktır” diye konuştu.

 

“Ülkesinde onlarca insanın katliamından sorumlu Erdoğan ve onun desteklediği IŞİD çetelerini Rakka’dan söküp atacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın”

Enternasyonal Özgürlük Taburu’nda yer alan bir diğer savaşçı Ivana Pirsus. İsmini 7 Mart 2015 tarihinde Til Temir’de IŞİD’e karşı savaşırken şehit düşen Ivana Hoffman’dan aldığını ve onun mücadelesinden etkilendiğini ifade eden Ivana Pirsus, “Enternasyonal Özgürlük Taburu iki yıldır IŞİD’e karşı en ön mevzilerde savaşıyor. Bir çok yoldaşımızı bu savaş içerisinde şehit verdik. İki yıl önce nerede ezilen bir halk varsa biz oradayız demek için, ‘dayanışma ezilenlerin inceliğidir’ sözünden yola çıkarak her dilden, kültürden savaşçılar olarak Rojava’da faşist IŞİD barbarlığına karşı yerimizi aldık” diye konuştu.

Pirsus, şöyle devam etti: “Nerede faşizm varsa, nerede sömürü düzeni varsa onu yıkacak olan enternasyonal ve devrimci dayanışma ruhudur. Bizler, faşist IŞİD çetelerine verilen destekleri ve onlar eliyle Rojava devrimini boğma planlarını Rakka hamlesinin en ön cephelerinde boşa çıkartıyoruz. Ülkesinde onlarca insanın katliamından sorumlu Erdoğan ve onun desteklediği IŞİD çetelerini Rakka’dan söküp atacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bizler kilometrelerce yol gelerek burada barbar faşist IŞİD çetelerine karşı onur ve özgürlüğü savunuyoruz. IŞİD çetelerini destekleyen Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hiç şüphesi olmasın, nerede ezilen sömürülen halk varsa enternasyonal savaşçılar orada olacaktır. Tıpkı Madrid kapılarında, Kobanê direnişinde olduğu gibi onur ve özgürlüğü savunmak için her yerde olmaya devam edeceğiz.”

 

“Daha güçlü enternasyonal dayanışmayı büyütmek için herkes yüzünü onur ve özgürlük mücadelesine dönmelidir”

TKP/ML TİKKO savaşçısı ve Enternasyonal Özgürlük Taburu Komutanı Mahir Bakırcıyan ise “Türk devletinin IŞİD ile ilişkileri yeni değildir. Uzun zamandır gerek Türkiye’de gerek Ortadoğu ve Avrupa’da patlayan bombaların nedeni Erdoğan diktatörlüğüdür. Enternasyonal Özgürlük Taburu Rojava’da ve Rakka’da bu zihniyete karşı mücadele vermektedir” dedi.

Rojava ve Rakka’da IŞİD’in tamamen bitmesinin, IŞİD ve destekçilerine büyük darbe indireceğini söyleyen Bakırcıyan, “Bundan kaynaklı Erdoğan ve ona bağlı yayın kuruluşları halkların dikkatlerini başka yönlere çekerek Ortadoğu’da girdiği çıkmazın ve Rakka hamlesinde ortaya çıkan IŞİD ile işbirliğinin üstünü kapatmaya çalışıyor. Burada IŞİD’in halka karşı kullandığı cephanelerin çoğunda TSK imzası var” dedi.

Mahir Bakırcıyan, şöyle devam etti: “Bugün burada dünyanın farklı ülkelerinden IŞİD zulmüne karşı savaşmak için bir araya gelen onlarca savaşçı var. Bu savaşçıların kimisi burada kısa süre kaldıktan sonra bazı yaşamsal sorumlulukları gereği ülkelerine dönüyorlar, kimisi de burada kalıp yaşamın her alanında yer almaya çalışıyorlar. Ülkelerine gidip kısa süre içerisinde bu özgürlük savaşında tekrar yer almak isteyen birçok savaşçımızın olduğunu belirtebilirim. EÖT olarak Rakka’da operasyonlara aktif bir şekilde katıldık. IŞİD çetelerine birçok darbe vurduk. Suruç için gerçekleştirdiğimiz operasyonda onlarca çeteci öldürdük ve bir mahallenin özgürleştirilmesinde aktif rol oynadık. Rakka’nın özgürleştirilmesi yakındır. IŞİD çetelerinin direnişleri kırılmış durumda. Daha güçlü enternasyonal dayanışmayı büyütmek için herkes yüzünü onur ve özgürlük mücadelesine dönmelidir.”

Kaynak ETHA 

292